KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/17401 E., 2023/5336 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- Sanıklar Ali ve Vural Müdaffi, Sanık ... müdafii
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
965 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin hükmolunan cezaların miktarı yönünden 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi gereğince REDDİNE karar verilerek inceleme yapılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2016 tarihli ve 2014/714 Esas, 2016/437 Karar sayılı kararı
ile sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 92 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 inci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ... hapis ve 20.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, yine aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca da hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanıklar Ali ve Vural müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sadece şirket ortağı olan müvekkilleri hakkında mahkûmiyet kararının verilemeyeceğine, suçun işlendiği iddia edilen alanın maden ruhsatı sahasına dahil olan orman vasfını yitirmiş olan bir alan olduğuna, iddianamade belirtilen iddiaların gerçek olmadığına, aşma yapıldığı iddia edilen alanın ruhsat tarihinden önce olduğuna, müvekkileri hakkında beraat kararı verilmesi ve mahkemece resen tespit edilecek diğer sebeplerden ötürü bozulması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; müvekkilinin suça konu alanda faaliyet gösteren şirketin faaliyetlerini sevk ve idare eden kişi yahut şirket yetkilisi, şantiye şefi veya maden kanununda belirtilen teknik nezaretçi olmadığına, şirkete talimat verme yetkisinin bulunmadığına, sadece şirkete danışmanlık hizmeti verdiğine, müvekkilinin ne maden ocağı açan ne de işleten sıfatına haiz olduğuna ve bu yönleriyle hukuka aykırı olduğuna ve mahkemece resen tespit edilecek sebeplerden ötürü bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.07.10.2013 tarihinde yapılan kontrolde 152 ve 170 nolu orman bölmelerinde bulunan taş ocaklarının kontrolü esnasında, Diril Madencilik A.Ş tarafından kullanılan taş ocağında izin alanının dışına taşıldığının görülmesi üzerine yapılan ölçümlerde 916,61 m2lik açma faydalanma ile işletme faaliyeti yapıldığı, 1331,91 m2lik alanda ise üzeri sıyrılmış açma yapıldığının ve 6361,44 m2lik alana da malzeme dökülerek işgal ve faydalanma eyleminde bulunulduğunun tespiti üzerine şirket yetkilileri hakkında işgal ve faydalanma eyleminden tutanak tutulduğu anlaşılmıştır.
2.Sanık ... aşamalardaki savunmasında, Diril Şirketi ile ilgisinin bulunmadığını, yetkilisi olmadığını, şirkete sadece danışmanlık hizmeti verdiğini, vekaletle işleri takip ettiğini, ÇED izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı işlerini makbuz karşılığı yaptığını ve şirket çalışanlarından olmadığını beyan etmiştir.
3. Sanıklar Ali ve Vural aşamalardaki savunmasında, taş ocağını işletmesini 2012 yılında Detna şirketinden rödovansla devir aldıklarını, ruhsat işlemleri için diğer sanık ...'e yetki verdiklerini, ruhsat devrinden sonra maden sahasında değişiklik olmadığını, yılda iki defa İzmir'e gittiklerini, fiili olarak müdürlerinin ve teknik nezaretçilerinin işlerini yürüttüğünü, teknik ölçümlerde de hata yapıldığını, sorumluluklarının olmadığını ve beraatleri gerektiğini beyan etmişlerdir.
4. Temyiz incelemesine konu dava dosyasında mahkemece mahallinde 26.01.2015 tarihinde keşif yapıldığı, orman bilirkişi raporunda da suça konu yerin orman kadastrosunun sınırlarının belirlenerek ... ormanı içinde olduğunun belirtildiği, 916,61 m2lik alanda derin şev açılarak maden rezervi alındığının, 1331,91 m2lik alanda maki türü bitki örtüsünün kaldırılarak temizlendiğinin, 6331,44 m2lik alanda ise, maden sahasından çıkarılan pasanın bir kısmının döküldüğü tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A ve B) bentlerinde açıklanan nedenlerle İzmir 15.Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2016 tarihli ve 2014/714 Esas, 2016/437 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... Diril müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/17401, K. 2023/5336, 30 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama