KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/19116 E., 2024/9527 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/240 E., 2016/179 K.
- Suç
- 5977 sayılı Kanun'a muhalefet
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Kısmî ret, kısmî onama
Karar Metni
639 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı'nın davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı, o yer Cumhuriyet savcısının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği; uzmanlık gerektiren bir konuda bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik araştırma ile hüküm kurulmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
II. GEREKÇE
A. Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan denetim kapsamında Konya'da bir işletmeden alınan kakolu fındık kremasının analizinde GDO tespit edilmesi üzerine 10.06.2012 tarihinde bu üründe kullanılan ve sanığın yetkilisi olduğu ... Gıda ve Kimya Tic. Ltd. Şti. tarafından Sırbistan'dan ithal edildiği anlaşılan Sopro-TB200 isimli soya unundan alınan numunenin ve bilahare itiraz üzerine şahit numunenin analizinde GDO tespit edilmiş ve yürütülen soruşturma neticesinde sanık hakkında 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında, bahse konu ürünün üretildiği Sırbistan'daki tesislerin şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından denetlenip onaylı üretici olduğunu, kendilerinin de Bakanlık onaylı bir imalatçıdan ürün temin ederek ithalat yaptıklarını, ayrıca gelen tüm ürünlerin gümrükte analize tabi tutulduğunu, kendi yaptıkları araştırmada numunenin alındığı Konya'da firmanın depolarının yeterli hijyene sahip olmadığını belirlediklerini, bu nedenle aynı partiden alınan numuneler üzerinde hem Tarım ve Orman Bakanlığı laboratuvarlarında, hem de Almanya'daki bir laboratuvarda test yaptırdıklarını ve ikisinin sonucunun da temiz çıktığını,
ayrıca bahse konu ürünün firmanın toplam ithalatının %1'i kadar olduğunu, dolayısıyla böyle bir iş yapılmasında firmanın maddi bir menfaatinin olamayacağını, 2014 yılındaki yönetmelik değişikliği ile %0,9 altındaki oranın bulaşan olarak kabul edildiğini, bunun üzerine Bakanlık tarafından toplatılıp muhafaza altına alınan ürünlerde yeniden yapılan analizde bu kez GDO oranının bulaşan limitinin çok altında %00,9 seviyesinde olduğunu, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
Dosya kapsamına göre; soruşturmanın başlangıcını teşkil eden Tarım ve Orman Bakanlığı Ulusal Gıda Referans Laboratuvar Müdürlüğü'nün 06.07.2012 ve 05.09.2012 tarihli raporlarında herhangi bir oran tespit edilmeksizin GDO tespit edildiği şeklinde sonuç bildirildiği, Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yöenetmelik'te 29.05.2014 tarihinde yapılan değişiklikle anılan Yönetmeliğin 4. maddesine bulaşan tanımı eklenirken, 23. maddesine eklenen dördüncü fıkra ile de %0,9'un altında GDO tespit edilmesi halinde bunun GDO bulaşanı olarak değerlendirileceğinin düzenlendiği,
bu değişiklik sonrası bahse konu ürünlerde yine Tarım ve Orman Bakanlığı Ulusal Gıda Referans Laboratuvar Müdürlüğü'nce yeniden yapılan ve bu kez oran içeren 29.05.2015 tarihli analizde tespit edilen miktarın %0,9 oranın altında olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
III. KARAR
A. Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. O Yer Cumhyuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/19116, K. 2024/9527, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama