KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/19407 E., 2024/3554 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/28 E., 2016/385 K.
- Suç
- 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; dava konusu yerin babasına ait olduğuna, taşeronluk sözleşmesi 2010 yılında feshedildikten sonra dava konusu yerde faaliyet göstermediğine, kömür ayrıştırma işinde kullanılan atıl vaziyetteki malzemeleri bahçede bıraktığına ilişkindir.
II. GEREKÇE
İhbar üzerine kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde bulunan, sanığa ait dört adet elektrikli nakil bandı ile bir adet silodan müteşekkil kömür ayrıştırma ve depolama tesisi tespit edilerek sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 93/1 maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan orman ve fen bilirkişisi raporunda; suç tarihinden önce kesinleşen
orman kadastrosu sınırları içinde yer alan kömür ayrıştırma ve depolama tesisinin 1.171 m2 olduğu belirtilmiştir.
Sanık savunmasında; taşeronluk sözleşmesi sona erdikten sonra bahse konu tesisteki malzemeleri bulunduğu yerden kaldırmadığını, dava konusu yerin babasından kendisine intikal ettiğini beyan etmiştir.
Sanığa ait atıl vaziyetteki kömür ayrıştırma ve depolama tesisinin suç tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde yer alması, sanığın savunmasına göre suça konu yerin sanık tarafından kendilerine ait olduğu düşüncesiyle atıl vaziyette olmasına rağmen bilerek ve isteyerek boşaltılmaması, tutanak tarihinden önce suça konu yerde orman tahdit sınırının kesinleştiği nazara alınıp sanığın suça konu yerin orman olarak tescil edildiğini bilmesi gerektiğinin anlaşılması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 93/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı halde; anılan Kanun'un 93/1. maddesi uyarınca belirlenen cezada, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 6831 sayılı Kanun'un 93/2. maddesi uyarınca artırım yapılması,
2. İddianamede müsaderesi talep edilen 4 adet elektrikli nakil bandı ve 1 adet silonun müsaderesi hususunda olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemiş olması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/19407, K. 2024/3554, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama