KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/2076 E., 2025/2020 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/392 E., 2020/332 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Sanık hakkında 7242 sayılı Kanun gereği dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre sanık ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama kararının da bulunmadığı buna göre yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olup, Anayasamızın 38/6. maddesinde yer alan "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez." hükmü ve yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 206/2-a bendi, 217/2. maddesi, 230/1. maddesinde de hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini,
kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri karşısında, suçlamayı kabul etmeyen sanık hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen ve kaçak olduğu anlaşılan eşyanın hükme esas alınamayacağı gözetilerek, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 11.02.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, sayın çoğunluğun sanık hakkındaki mahkûmiyete ilişkin yerel mahkeme kararının, aramanın hukuka aykırı olması nedineyle bozulmasına ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Dosya içinde bulunan olay tutanağına göre, sanığın kullandığı araçtan şüphenilenmesi üzerine takibe alındığı ve araç durdurulduğunda arka koltuk üzerinde ve bagajda toplam 295 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; suça konu gümrük kaçağı sigaraların ticari miktar ve mahiyette olduğu, suç tarihi itibariyle eylemin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası kapsamında bulunduğu, olay yakalama tutanağına göre de suça konu bandrolsüz ve gümrük kaçağı sigaraların bir kısmının arka koltuk üzerinde açıkta olması nedeniyle araç dışından bakıldığında dahi görünür şekilde bulunması,
sanık ...’ın mahkemede açıkça suça konu sigaraları para karşılığında taşıdığını söylemek suretiyle ikrarının olması, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında ticari amaçla taşımanın suç olarak düzenlenmesi, mahkeme huzurundaki ikrarın da hukuka uygun olarak elde edilen delil niteliğinde bulunması karşısında, sanık ...’ın eyleminin sübutunun kabulü ile sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı,
soruşturma aşamasında kamu zararından haberi olmayan ve etkin pişmanlıktan faydalanma imkanı olduğu bildirilmeyen sanığa Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 7242 sayılı Yasa nedeniyle iadesinden sonra yapılan ödeme ihtaratında, indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek, sanığın yanıltılması suretiyle 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesi uygulanmadan hüküm kurulması gerekçesiyle hükmün bozulması yerine, aramanın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.
11.02.2025
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/2076, K. 2025/2020, 11 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama