KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/21808 E., 2024/4965 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/1421 E., 2016/667 K.
- Suçlar
- 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
703 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğine ve lehine olan hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
09.12.2013 tarihinde sanığın sabah saat 08:00'da yapılan yanaşık düzen eğitimi esnasında eğitim yapmak istemediğini beyan ettiği, bunun üzerine ...'ın sanığa eğitime katılması hususunda emir verdiği, sanığın cevaben ben eğitim yapmam, spor yapmam, yaptıramazsınız dediği, bunun üzerine ...'un sanığa esas duruşa geç şeklinde emir verdiği, sanığın geçmesi üzerine herkesin eğitim yaptığını kendisin de eğitime katılacağını söylediği, sanığın buna karşılık olarak yapmıyorum ben bu askerliği sen kimsin lan dediği, bu sırada kendisini sakinleştirmeye çalışan ve bu sebeple kolundan tutan ...'un elini kendisinden uzaklaştırmak maksadıyla ittirdiği, akabinde cam parçası ile kendisine zarar vermeye çalıştığı, orada bulunan personelin araya girmesi ile sanığın sakinleştirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında üste hakaret, emre itaatsizlikte ısrar, tehlikeli aletle üste fiilen taarruza teşebbüs suçlarından, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 85/1 maddesinin birinci cümlesi, 91/2 maddesinin ikinci cümlesi ve 87/1 maddesinin birinci cümlesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanığın savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.
Sanığa atılı emre itaatsizlikte ısrar ve üste fiilen taarruza teşebbüs eylemlerinin tek bir mukavemet suçunu oluşturması ihtimaline binaen alınan ek savunması dosyada mevcuttur.
GATA Komutanlığı Askeri Tıp Fakültesi Dekanlığı ve Eğitim Hastanesi Baştabipliği Profesörler Kurulu'nca düzenlenen 12.01.2015 tarihli ve 12 sayılı raporda; uyum bozukluğu (antisosyal kişilikte) tanısıyla askerliğe elverişli olmadığına karar verilen sanığın, askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihini kapsamadığı, işlediği suçun hukuki anlam ve sonuçlarını değerlendirebildiği, davranışlarını yönlendirme yeteneğini kısmen veya tamamen etkileyebilecek bir durum veya hastalığının olmadığı kanaatine varıldığı tespitlerine yer verilmiştir.
A. Üste Hakaret suçu yönünden yapılan inceleme
Dosya kapsamında bulunan bütün delillerin değerlendirilmesi sonucunda; sanığın üstü konumunda olan mağdura yönelik olarak sen kimsin lan şeklinde sarfettiği sözlerin toplum içerisinde mağduru alçaltıcı ve haksız nitelikte olduğunun kabulüyle Mahkemece sanığın üste hakaret suçuna konu eyleminin sabit görülerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Mukavemet suçu yönünden yapılan inceleme
1632 sayılı Kanun'un 90 ıncı maddesi. “Bir amiri veya mafevkini zorla ve tehdit ile hizmet emrini ifadan menetmeğe, yahut hizmete müteallik bir muameleyi yapmak veya yapmamak için zorlamağa kalkışan mukavemet cürmünü yapmış olur.” hükmünü içermektedir.
Madde metninde ...zorla ve tehdit ile hizmet emrini ifadan menetmeye, yahut hizmete müteallik bir muameleyi yapmak veya yapmamak için zorlamaya kalkışanlardan bahsedilmesi dikkate alındığında, amir veya üste veya amir ve üste yardım için görevlendirilen erata karşı, onları hizmet emrini ifadan menetmeye veya hizmete müteallik bir muameleyi yapmak veya yapmamak için zorlamaya yönelik herhangi bir hareketin yapılmasının, bu suçun maddi unsurunu oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan; mukavemet suçunda, failin amacı, yasal işlem yapılmasını önlemek olup, bu amacın gerçekleştirilmesi için cebir ve tehdit ile beraber sövme, hakaret, silah çekme gibi başka suçların da işlenmesi mümkündür. Bu gibi durumlarda, direnme kastından ayrı olarak, önce veya sonra işlenmemek şartıyla tüm bu direnmeye yönelik eylemlerin mukavemet suçunun unsurunu oluşturduğunun kabulü gerekir.
Nitekim (Kapatılan) Askerî Yargıtay 1. Dairesinin 21.03.2001 tarihli ve 2001/228 Esas ve 2001/226 Karar sayılı kararı da aynı yöndedir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında; sanığın eğitim yapmak istememesi, akabinde esas duruşa geçmemesi, kendisini sakinleştirmeye ve disiplini temin etmeye çalışan üstü konumundaki ...'un elini ittirmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin bir bütün olarak hizmete ilişkin vazifesini yerine getiren ...'a direnme şeklinde olduğu ve atılı suça konu eyleminin Mahkemece mukavemet suçunu oluşturduğunun kabulüyle sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/21808, K. 2024/4965, 7 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama