KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/21969 E., 2024/3001 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/217 E., 2021/553 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Suça sürüklenen çocuk hakkında 7242 sayılı Kanun gereği dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz sebebi, müvekkili hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağına göre, 15.05.2013 tarihinde Suriye'den ülkemize yasa dışı yollarla 10 şahsın kolilerle geçtiğinin görüldüğü ve kolluk görevlileri tarafından dur ihtarında bulunulması üzerine 4 şahsın Suriye'ye geri kaçtığı, suça sürüklenen çocuk ... ve inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ... ile inceleme dışı sanıklar ..., ...'in yakalanarak toplam 200 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
Ele geçen kaçak eşyalar için kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, suça sürüklenen çocuk müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında neticeten verilen 10 ay hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği 300 gün üzerinden adlî para cezası para cezasına çevrilmesine karar verildiği, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği günlüğü 20,00 TL'den 6.000,00 TL adlî para cezasına hükmedilmesi yerine mahkemece maddi hesap hatası sonucu 3.000,00 TL olarak hesap edilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Ancak; Suça sürüklenen çocuk ...'un eyleminin bireysel kaçakçılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden verilen cezadan 5607 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen toplu kaçakçılık suçundan arttırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/21969, K. 2024/3001, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama