KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/22961 E., 2025/12653 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/108 E., 2021/125 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Malen sorumlu vekilinin temyizi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddinin gerektiği,
Sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Malen Sorumlu Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
29.03.2016 tarihinde talimat mahkemesince, 25.11.2020 tarihinde esas mahkemesince dinlenen malen sorumlunun davaya katıldığı takdirde hükme karşı kanun yollarına başvurabileceği ihtar edilmesine rağmen, usulüne uygun katılma talebinde bulunmadığı gibi, mahkemece de katılmasına karar verilmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, malen sorumlu vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 206/2.-a, 271/2. ve, 230/1. maddelerinde hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri içermektedir.
Adli aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 116. maddesi arama kararı verilebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı Kanun'un 119. maddesi aramanın, hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir. Bu koşullara uyulmadan yapılan arama kanuna aykırıdır.
Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde; ... ilinden ... iline gitmekte olan 63... plakalı kamyonetle ilgili ihbar üzerine, kolluk görevlilerince olay tarihinde gece saatlerinde bahse konu aracın durdurulduğu, araç içerisindeki şahısların şüpheli hareketleri üzerine ilçe jandarma komutanlığından alınan arama kararına istinaden yapılan aramada suça konu gümrük kaçağı sigaraların ele geçirildiği olayda, önceden suç işleneceği konusunda istihbari bilgi edinen kolluk görevlilerinin oluşan kuvvetli suç şüphesi karşısında derhal Cumhuriyet savcısına bilgi vererek adli arama kararı talep etmesi gerektiği,
gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcısına ulaşılamama halinin açıklandıktan sonra kolluk amirinin yazılı arama emrine istinaden arama yapılabileceği halde, dosyadaki arama kararının bu unsurları içermediği anlaşılmakla; yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu, somut olayda sanıklar ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni bulunmadığı gözetildiğinde usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu,
bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38/2. maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a bendi ve 217/2. fıkrası, 230/1. fıkrası gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı anlaşılmakla; hukuka aykırı şekilde elde edilen ve kaçak olduğu anlaşılan eşyanın hükme esas alınamayacağı gözetilerek sanıkların beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/22961, K. 2025/12653, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama