KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/23052 E., 2024/8628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/100 E., 2020/211 K.
- Suçlar
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, resmi belgede sahtecilik
- Hükümler
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve suçta kullanılan nakil vasıtalarının müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz talebi, müvekkili hakkında verilen mahkûmiyet kararlarının kaldırılarak beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağına göre, .... plakalı çekici ve çekiciye bağlı ....plakalı dorse ile doğu illerinden batı iline kaçak sigara nakledileceğine dair edinilen istihbari bilgi üzerine, 08.07.2015 tarihinde kolluk kuvvetleri tarafından yapılan yol uygulamasına sanığın sevk ve idaresindeki .... plakalı çekici ve çekiciye bağlı....plakalı dorsenin geldiği ve gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararına istinaden araçta yapılan aramada, sanığın kolluk kuvvetlerine TC Gümrük Van 10036521 seri numaralı gümrük mühürünü,
VJ0759078 seri numaralı 06.07.2015 tarihli gümrük beyannamesini ve 06.07.2015 tarihli CMR belgesini ibraz ettiği ve dorsede de toplam 24.500 karton kaçak sigara ele geçirildiği olayda, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında, ...'nin yarı hissedarı olduğunu, çekici ve römorkun kendisine ait olduğunu ve kaçak sigaralardan haberinin olmadığını beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinde ve suçta kullanılan çekici ve römorkun müsaderesine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak; 1.Resmî belgede sahtecilik suçu açısından, sanık tarafından kullanılan suça konu sahte belgelerin aynı anda ele geçirilmesi, değişik zamanlarda düzenlendiğine dair delil bulunmaması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığının gözetilmemesi,
2.5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu açısından; 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezada kazanılmış hak gereği, adlî para cezası açısından cezasının ''20.000 TL adli para cezası olarak infazı'' yerine ''20.000 gün adlî para cezası olarak infazına'' yazılması,
3.Ele geçen kaçak sigaranın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği; hükmün resmî belgede sahtecilik suçu açısından zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin (A-2) numaralı bent ile
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/23052, K. 2024/8628, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama