KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/23428 E., 2022/16155 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 1632 sayılı Yasaya muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin sanığın izin tecavüzünde bulunduğu tarihleri kapsayacak şekilde 04.03.2007-02.04.2007 şeklinde gösterilmesi yerine 02/04/2007 şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.
Sanık hakkında izin tecavüzü suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 18.05.2009 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, karar tarihinde başka suçtan cezaevinde hükümlü bulunan sanığın yüzüne karşı tefhim olunan hükme yönelik yasa yollarına başvurma hakkı hatırlatılırken 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesine göre bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek de kanun yollarına başvurabileceği belirtilmediği gibi kanun yolu başvuru süresinin kararın tefhiminden itibaren başlayacağının belirtilmesi yerine "tefhiminden/
tebliğinden" itibaren başlayacağının belirtilmesi suretiyle yanıltıcı ifadenin kullanıldığı ve bu haliyle tefhimin Anayasa’nın 40/2, CMK’nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı ve gerekçeli kararın da sanığa tebliğ edilmediği anlaşılmakla; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla denetim süresinde suç işlendiğinden bahisle yeni esasa kaydedilen dosyada sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi Kanuna aykırı ise de;
Suç tarihlerinin 04.03.2007-02.04.2007 olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının da durmadığı gözetildiğinde, suç tarihi itibarıyla sanığa isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunduğu,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/23428, K. 2022/16155, 10 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama