KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/23682 E., 2025/6571 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
Karar Metni
1.043 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
2015/1147 E., 2016/549 K.
SUÇ
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ
(K.D.)
KARŞI OY
Temyiz kanun yoluna müracaat edilen Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2016 tarihli ve 2015/1147 Esas, 2016/549 Karar sayılı kararına ilişkin katılan ... İdaresi vekilinin 10.06.2016 tarihli temyiz istemine ilişkin olarak tebliğnamede görüş bulunmadığı halde ek tebliğname düzenlenmesi sağlanmadan yapılan inceleme sonucunda Yerel Mahkeme hükmünün onanmasına dair sayın çoğunluğun kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 28. ve Yargıtay İç Yönetmeliğinin 37. maddeleri uyarınca yerel mahkemece verilen kararların temyiz yoluyla incelenmesinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tüm temyiz edenlere ve temyiz edilen hükümlere yönelik hukuki görüşün açıklandığı bir tebliğnamenin düzenlenmesi zorunludur. Tebliğnamenin diğer bir işlevi Ceza Dairesinin kararından önce Yargıtay Başsavcılığının görüşlerinden haberdar olma ve karşı görüşlerini bildirme imkanının ilgililere
tanınmasıdır. 1412 sayılı CMUK’nın 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 316. maddesinin 3. fıkrasına göre, hükmün temyiz edilmesi hâlinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenecek tebliğnamenin, hükmü temyiz etmeleri veya aleyhlerine sonuç doğurabilecek görüş içermesi halinde sanık veya katılan ya da vekillerine dairesince tebliğ olunması zorunludur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 297/3. maddesinde de aynı hüküm korunmuştur. Bu silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin bir gereğidir.
Temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tebliğname düzenlenmesi zorunlu olmakla birlikte gerekçeli olarak düzenlenen tebliğnamede, ileri sürülen bütün temyiz nedenlerinin ve temyiz edilen hükümlerin değerlendirilmesi gerekmektedir. Ek tebliğname ise, Yargıtay Cumhuriyet savcısının tebliğnamesinde yer alan eksikliklerin giderilmesi amacıyla düzenlenir.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının taraflardan herhangi birinin temyiz istemi hakkında ya da temyiz edilen hükümler hakkında görüş bildirilmemesi ek tebliğname düzenlenmesini gerektiren bir eksikliktir ve bu hususlarla ilgili ek tebliğname düzenlenmesinin talep edilmesi zorunludur.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusuna ilişkin değerlendirmede;
15.04.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesiyle 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin ikinci fıkrası, ilk derece mahkemeleri tarafından verilip temyiz edilen hükümlerde, lehe hükümlerin uygulanması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması gerektiğinin açıkça anlaşılması hâlinde, dosyayı ilk derece mahkemesine iade etme yetkisi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tanımıştır.
Sanık hakkında Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2016 tarihli ve 2015/1147 Esas 2016/549 Karar sayılı kararı ile 20.05.2014 ve 02.06.2014 tarihli eylemler yönünden beraat, 13.07.2014 tarihli eylem yönünden ise mahkûmiyet kararı verilmiştir. Bu kararı yalnızca katılan ... İdaresi adına Hazine vekili temyiz etmiş olup katılan idare vekilinin 10.06.2016 tarihli temyiz dilekçesi münhâsıran sanık hakkında kurulan beraat hükmüne ilişkindir.
Mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemi olmadığı anlaşılmaktadır.Bu nedenle anılan Mahkemenin 28.03.2016 tarihli 2015/1147 Esas, 2016/549 Karar sayılı dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mahalline iade edilemeyeceği, iade üzerine yapılan yargılamanın da hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla Dairemizce, anılan Mahkemenin 28.03.2016 tarihli 2015/1147 Esas, 2016/549 Karar sayılı beraat kararına yönelik katılan idare vekilinin 10.06.2016 tarihli temyiz istemi hakkında inceleme yapılmaktadır.
Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli 2020/312 Esas, 2021/5 Karar sayılı kararının katılan vekilinin 22.02.2021 tarihli temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 26.09.2021 tarihli ve 37161 sayılı tebliğname düzenlenmiştir. Bu tebliğnamede hukuki değerden yoksun kabul olunan karar ile buna yönelik temyiz istemi değerlendirilmiştir. Tebliğnamede asıl inceleme konumuz olan 28.03.2016 tarihli karar ile bu karara ilişkin katılan idare vekilinin 10.06.2016 tarihli temyiz istemi hakkında herhangi bir inceleme ve görüş bulunmamaktadır.
Yargıtay Kanunu’nun 28 ve Yargıtay İç Yönetmeliğinin 37. maddeleri uyarınca yerel mahkemece verilen kararların temyiz yoluyla incelenmesinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tüm temyizlere yönelik hukuki görüşün açıklandığı bir tebliğnamenin düzenlenmesi zorunludur.
Bu nedenle, katılan tarafından açılmış bulunan temyiz davasına dayalı olarak Dairemizce inceleme yapılabilmesi için, öncelikle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca anılan mahkemenin 28.03.2016 tarihli beraat hükümlerine yönelik katılan vekili tarafından 10.06.2016 tarihli temyiz isteminde ileri sürülen temyiz nedenlerinin değerlendirildiği ek tebliğnamenin düzenlenmesi gerektiğinden, dosyanın ek tebliğname düzenlenmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdiine karar verilmesi gerektiğinden sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.07.05.2025
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/23682, K. 2025/6571, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama