KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/24267 E., 2024/10420 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/514 E., 2021/34 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi; münhasıran nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz istemi; usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 03.07.2014 tarihinde Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube
Müdürlüğü görevlilerince Mardin - Şırnak yolu üzerinde risk analizine dayalı yapılan çalışmalarda sanık ...'in sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın durdurulduğu, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcısı tarafından verilen arama kararına istinaden araçta yapılan arama neticesinde, aracın kasa kısmının tabanında plastik korucunun altında yaklaşık 1x1 metre boyutlarında ve 20 cm derinliğinde bölmede ve yine aracın kasa kısmının yan taraflarında koruyucu plastik parçanın altından girişi olan 40x40 cm boyutlarında ve 40 cm derinliğinde gizli bölmeler içerisinde farklı modellerde Samsung marka toplam 1099 adet cep telefonu ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında özetle, tanımadığı şahısların suça konu cep telefonlarını Mardin ili Nusaybin ilçesinden ... tesislerine bırakması halinde kendisine 1100 TL para vermeyi teklif ettiklerini, maddi durumu kötü olduğu için bu teklifi kabul ettiğini, 02.07.2014 tarihinde akşam saatlerinde cep telefonlarını aracına yüklediğini, ertesi gün sabahın erken saatlerinde yola çıktığını, isimlerini sonradan ... ve ... olarak öğrendiği şahısların ele geçirilen telefonlarla bir ilgisi olmadığını, bu şahısları Cizre'ye doktora gidecekleri için araca aldığını, Şırnak ilinde sanayi kavşağını geçtikten sonra sivil polisler tarafından aracın durdurulduğunu,
araçta yapılan aramada söz konusu telefonların bulunduğunu, telefonları taşıdığı aracın ...'e ait olduğunu, ...'in bu telefon taşımacılığı ile bir alakası olmadığını, nakil aracını aylık 1500 TL'ye kiraladığını, araçta bulunan zulanın gizli olmadığını, söz konusu zulayı Gaziantep ilinde 400 TL karşılığında yaptırdığını, emekli olduğunu ve gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyecek maddi durumu olmadığını beyan etmiştir.
Malen sorumlu ... beyanında, suçta kulanıldığı iddia edilen.... plaka sayılı aracın üzerine kayıtlı olduğunu, bu aracı sanık ...'e aylık 1500 TL karşılığında kiraladığını, araçta bulunduğu iddia edilen zula tertibatına ilişkin hiçbir bilgisi olmadığını, sanığın bilgisi dışında bu tertibatı yaptırdığını beyan etmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Mahkeme kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; 1.Hükmün 1 numaralı bendinde temel ceza belirlenirken 2 yıl 2 ay hapis yerine "2 yıl 2 ay" olarak yazılması,
2.Katılan lehine hükmedilen vekalet ücretinin sanıktan tahsili yerine sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği;
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/24267, K. 2024/10420, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama