KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/24319 E., 2025/6657 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/290 E., 2020/393 K.
- Malen sorumlu
- ...
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının müsaderesine
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
yer olmadığına
TEMYİZ EDENLER
Katılan ... İdaresi vekili, sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkı gözetilerek kanun iadesi öncesi verilen ve sanık lehine cezada kazanılmış hak teşkil eden 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden cezasının infazına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün 3. bendinden sonra gelmek üzere "13.01.2016 tarihli hükümde sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararı yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiş olup aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum sanık lehine 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca cezada kazanılmış hak oluşturduğundan, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanığın 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden İNFAZINA," ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II. Suçta Kullanılan Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığına İlişkin Hüküm Yönünden Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; müsaderesine yer olmadığına dair karar verilen nakil aracı ile sınırlı olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Olay tutanağına göre, 21.09.2015 tarihinde, sanığın sevk idaresinde bulunan 39 ...
047 plaka sayılı aracın, otoban yolu Kadirli turnikeleri civarında durdurulduğu, arama kararına istinaden araçta yapılan arama neticesinde değişik markalarda toplamda 800 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, kaçak sigaranın, miktar ve değeri ve nakil aracının değeri itibarıyla müsaderesinin hakkaniyete aykırı olmayacağı gözetilerek, suçta kullanılan nakil aracının ... adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığı,
sanığın aracı arkadaşı ...'den emanet aldığını beyan etmesi karşısında, malen sorumlunun dinlenmediği ve aracın fiiliyatta kime ait olduğuna ilişkin bir araştırmanın yapılmadığı görülmüş olup, aracın gerçekte sanığa mı yoksa iyi niyetli üçüncü bir kişiye mi ait olup olmadığının tespiti bakımından mahallinde kolluk vasıtasıyla araştırma yapılması, trafik kayıtlarının incelenip nakil aracıyla ilgili sanığın kullanımındayken cezai işlem yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, sanığın aracı emanet aldığını iddia ettiği ...'in beyanının alınması,
sonrasında ortaya çıkacak duruma göre nakil aracıyla ilgili bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/24319, K. 2025/6657, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama