KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/25903 E., 2025/1499 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/1661 E., 2021/255 K.
- Suç
- 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2019 tarihli kararı ile 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'a (1219 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sanığın neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 120 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Kararın sanık müdafi ve şikâyetçi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin kararı ile şikâyetçi vekilinin istinaf başvurusunun reddine, müsnet suçtan sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Denetim görevlilerinin beyan ve tespitleri ile tüm dosya kapsamı uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğuna, Yargıtay' ın emsal uygulamaları uyarınca, somut olay bakımından delil değerlendirmesi yapılması gerektiğinden, 5271 sayılı Kanunun 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılması gerektiğine, derhal beraat kararı verilebilecek bir durum bulunmadığından duruşma açılmadan beraat kararı da verilemeyeceğine, denetim anında muayene odasında veya bekleme salonunda bulunan kişilerin kim olduklarının sorularak ya da ilgili muayenehanenin mali, muayene, kredi kartı, fatura gibi kayıtlarından tespitiyle tanık sıfatıyla beyanları alınmadan eksik kovuşturma ile karar verildiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi ve aynı Kanun’un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; anılan Kanun hükmünün delil değerlendirmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği; sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü bakımından ise aynı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak delillerin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi,
2. İddianameye konu tespitin yapıldığı muayenehanenin suç tarihi itibarıyla kimin adına kayıtlı olduğu ile kira sözleşmesine istinaden kullanıldığının anlaşılması durumunda kiracısının kim olduğu tespit edilip, fiilen kim tarafından kullanıldığına ilişkin komşu, yönetici ve/veya apartman görevlileri ile gerek sanık müdafi tarafından istinaf dilekçesi ekinde sunulan belge gerekse muayene kayıt defteri ve mali kayıtları incelenerek, tespitin yapıldığı tarihte diş tedavisi amacıyla bulunan hastaların kimlik bilgileri belirlenip, tanık sıfatıyla beyanları alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırılık bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/25903, K. 2025/1499, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama