KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/28161 E., 2025/6498 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/492 E., 2020/447 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
- Temyiz edenler
- Katılan ... İdaresi vekili, sanık ...
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
İddianamede 45 ... 73 plakalı aracın müsaderesi talep edilmediği gibi Mahkemece de 45 ... 73 plakalı araç ile ilgili herhangi bir hüküm kurulmaması nedeniyle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebi bu yönüyle inceleme dışı bırakılarak katılan ... İdaresi vekilinin diğer temyiz taleplerinin ve sanık ...'ın temyiz taleplerinin incelenmesinde,
Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde; ... Mesir Şubesine doğu illerinden kaçak sigara geleceği yönünde istihbari bilgi edinilmesi üzerine kolluk görevlilerinin ilgili kargo şubesi yakınında bekledikleri, elektrik panolarının temyiz dışı sanık ... ve sanık ... tarafından temyiz dışı sanık ...'a ait 45 ... 73 plakalı araca yüklendiğinin görüldüğü, aracın yolda seyir halindeyken durdurulduğu, yapılan aramada elektrik panolarının içerisinde değişik markalarda toplam 4328 paket gizlenmiş vaziyette kaçak sigara ele geçirildiği olayda, suça konu kaçak eşyanın yakalanış şekli gözetilerek, suça konu eşyanın ele geçirilmesine dayanak teşkil eden Mahkemece
verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından verilmiş yazılı arama kararının da bulunmadığı, buna göre yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olup, Anayasamızın 38/6. fıkrası da “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez.” hükmü ve yine 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a bendi, 217/2. fıkrası, 230/1. fıkrası da hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri,
ayrıca eylemi sübuta götürebilecek başkaca bir delilin dosyada bulunmaması karşısında, savunmasında suçlamayı kabullenmemiş olan sanık hakkında sadece hukuka aykırı şekilde elde edilen ve kaçak olduğu anlaşılan eşyanın hükme esas alınamayacağı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/28161, K. 2025/6498, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama