KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/28673 E., 2024/11790 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/137 E., 2016/44 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Kısmî ret, kısmî bozma
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Şikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'nun hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yönünden ise; sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden
Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı ve bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekilinin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-a bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 20.10.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/28673, K. 2024/11790, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama