KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/30215 E., 2025/13142 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/831 E., 2021/123 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil vasıtasının müsadere talebinin reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.Ana Dosyadaki 23.09.2015 Suç Tarihli Eylem Yönünden Yapılan İncelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepler reddidilmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümlerinin 8. maddesine göre "Bir davanın takibi sırasında karşılık dava açılması, başka bir davanın bu davayla birleştirilmesi veya davaların ayrılması durumunda, her dava için ayrı ücrete hükmolunur." şeklindeki düzenleme gereği sanık hakkında birleştirilen davalar
gereğince katılan kurum lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 32. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. nci maddesi gereği hüküm fıkrasında vekalet ücretine ilişkin (5) numaralı bendin hükümden çıkarılarak "Katılan ... İdaresi birleştirilen davalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından asıl ve birleşen dava için iki ayrı 4.080,00 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınıp katılan ... İdaresine verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II.Birleşen Dosyadaki 25.08.2014 Suç Tarihli Eylem Yönünden Yapılan İncelemede; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 25.08.2014 tarihli eylem yönünden, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, Mahkemece sanığa etkin pişmanlık ihtarında bulunulmadan hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/30215, K. 2025/13142, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama