KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/30954 E., 2025/5422 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/433 E., 2021/415 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Ele geçen cep telefonlarının kaçak olup olmadığına ilişkin konusunda uzman bilirkişi raporu, soruşturma ya da kovuşturma aşamasında yapılmış bir MCKS sorgulama tutanağı ya da Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı tarafından dosya kapsamına alınmış bir tespit bulunmadığı anlaşılmakla eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/5. ve 3/23. maddeleri ile 5. maddesinin (2). fıkrası somut olay ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının “23 üncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 23. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin,
söz konusu maddenin 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınması nedeniyle ancak anılan Kanun uyarınca belirlenecek temel cezaya tatbik edilebileceği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'a göre belirlenen temel cezadan sonra uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,
Kabule göre de; 1.Dosya kapsamına göre, ele geçen eşyanın gümrüklenmiş değerinin 3.007,11 TL olduğu, bu değerin suç tarihi itibarıyla Dairemiz kabulüne göre pek hafif olduğu, bu haliyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesi uyarınca sanığın cezasında 1/2 ilâ 2/3 oranında indirim yapılması gerekirken Kanuni sınırların dışına çıkılarak üçte bir oranda indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
2.Suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca cezada indirim yapılacağı yönündeki ihtaratta hükmün verildiği tarihe kadar ödeme yapması gerektiğinin bildirilmesi yerine altmış günlük süre verilmek suretiyle sanığın yanıltılması ve ödeyemeyeceği yönünde bir beyanı olmayan sanık hakkında ödeme yapılmadığından bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/30954, K. 2025/5422, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama