KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/3303 E., 2023/5354 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili, sanık
- Tebliğname görüşü
- Kısmî ret, kısmî bozma
Karar Metni
1.341 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
Şikayetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı içki olmasına göre, suçun 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun (4733 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, Gümrük İdaresinin suçtan doğrudan zarar görmediği, davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, şikayetçi Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Sanığın temyiz isteği yönünden Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kırıkhan Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2013 tarihli ve 2012/819 Esas, 2013/287
Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereği verilen 5 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve kamu zararının aylık taksitler halinde ödenmesine, kaçak eşyanın müsaderesine, suçta kullanılan nakil vasıtasının ruhsat sahibine iadesine, karar kesinleştiğinde trafik kaydına konulan şerhin kaldırılmasına karar verilmiştir.
2.Kırıkhan Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2013 tarihli ve 2012/819 Esas, 2013/287 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 21.06.2013 tarihinde kesinleştirildiği, ancak 11.09.2015 tarihinde Kırıkhan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanığın kamu zararını aylık taksitler halinde ödemediğinden bahisle mahkemesine bildirim yapması üzerine, dosyanın yeniden ele alınarak Kırıkhan Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2016 tarihli ve 2015/513 Esas, 2016/316 Karar sayılı kararıyla hüküm açıklanarak sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği 5 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebebi, kurumları lehine vekalet ücreti verilmesinin unutulması nedeniyle kararın bozulmasına, hükmün diğer kısımlarının ise onanmasına ilişkindir.
2.Sanığın temyiz sebebi, verilen kararı temyiz etme iradesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağına göre, 31.05.2012 tarihinde görevli polis ekiplerince yapılan yol kontrolünde sanığın sevk ve idaresindeki 33 BHT 54 plakalı araç durdurularak Kırıkhan Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/553 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın bagaj kısmında değişik markalarda toplam 85 şişe kaçak içki ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın bozma öncesindeki savunmasında, rent a car şirketinden 33 BHT 54 plakalı aracı kiraladığını ve içkileri içmek için aldığını, ticari amacının olmadığını ve kamu zararını gideremeyeceğini beyan ettiği; bozma sonrasındaki savunmasında da, önceki beyanlarını tekrar ettiği anlaşılmıştır.
3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı içki olmasına göre, sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, Gümrük İdaresinin suçtan doğrudan zarar görmediği, davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, şikayetçi Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Kırıkhan Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2016 tarihli ve 2015/513 Esas, 2016/316 Karar sayılı kararı ile; olay tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın sevk ve idaresindeki araçta değişik markalarda toplam 85 şişe kaçak içki ele geçirildiği olayda, kaçak içkinin miktar itibarıyla kişisel kullanım sınırının üstünde, ticari miktar ve mahiyette olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;
1.Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.11.2014 tarihli ve 2013/830 Esas, 2014/502 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasına göre, hükmün açıklanmasına yönelik kararda Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 230 ncu maddeleri uyarınca hükmün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi,
hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiilin belirtilmesi ve bu fiilin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle infazı kabil bir hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz olarak ve hükmün açıklanması geri bırakılan karara atıf yapılmak suretiyle hüküm kurulması,
2. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi,
yine 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının
yollamasıyla aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
3.Suç tarihi itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin davaya katılmasına karar verilmesi,
4.Suçtan zarar gören Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin davaya katılma talebinde bulunduğu halde mahkemece katılma talebi hakkında herhangi bir karar verilmemesi,
5. Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının henüz hukuken varlık kazanmadığı, hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle müsadereye ilişkin kararın bu aşamada infaz edilemeyeceği, bu haliyle infazı mümkün bulunmadığından açıklanan hükümde iddianamede müsaderesi talep edilen davaya konu kaçak eşya hakkında denetime ve infaza olanak verecek biçimde yeniden bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
6.İddianamede müsaderesi talep edilen nakil aracı hakkında herhangi bir karar verilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Gümrük İdaresi'nin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmediği, davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı cihetle şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanığın Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Kırıkhan Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2016 tarihli ve 2015/513 Esas, 2016/316 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/3303, K. 2023/5354, 29 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama