KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/4028 E., 2024/9925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/9 E., 2016/222 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Beraat, eşya müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
739 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebebi, beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
II.GEREKÇE
Olay tarihinde kolluk görevlilerince sokak üzerinde ellerinde siyah poşetlerle bekleyen sanıkların yanına gidildiği, poşetlerde ne olduğu sorulduğunda sanıkların kaçak sigara olduğunu söyleyerek toplamda 161 paket kaçak sigarayı rızaen teslim ettikleri anlaşılmıştır.
Sanık ... kolluk tarafından alınan ifadesinde, kaçak sigaraları ...'den satmak amacıyla aldığını; duruşmadaki savunmasında ise ...'yi tanımadığını, kaçak sigaraları içmek için aldığını beyan etmiştir. Sanık ... ise kolluk tarafından alınan ifadesinde, ...'ı tanımadığını, kaçak sigaraları içmek için aldığını; duruşmadaki savunmasında ise kaçak sigaraların kendisine ait olmadığını tanık olarak dinlenen ...'a ait olduğunu beyan etmiştir.
Kaçak sigaraların ele geçtiği poşetlerde arama yapılmasına dayanak teşkil eden Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, Anayasa'nın 38/2., 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı ve sanıkların kaçak eşyayı ticari amaçla bulundurduğuna dair ikrarının da olmadığı cihetle, mahkemece kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, suç konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
III.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan müsadereye ilişkin paragraftan; ''54.'' ibaresi çıkarılarak yerine “54/4.” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Olay tarihinde kolluk görevlilerince sokak üzerinde ellerinde siyah poşetlerle bekleyen sanıkların yanına gidildiği, poşetlerde ne olduğu sorulduğundan sanıkların kaçak sigara olduğunu söyleyerek toplamda 161 paket kaçak sigarayı rızaen teslim ettikleri anlaşılmıştır.
Sanık ... kolluk tarafından alınan ifadesinde, kaçak sigaraları ...'den satmak amacıyla aldığını; savunmasında ise ...'yi tanımadığını, kaçak sigaraları içmek için aldığını beyan etmiştir. Sanık ... ise kolluk tarafından alınan ifadesinde, ...'ı tanımadığını, kaçak sigaraları içmek için aldığını; savunmasında ise kaçak sigaraların kendisine ait olmadığını tanık olarak dinlenen ...'a ait olduğunu beyan etmiştir.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan açılan kamu davasında, sanıkların mahkûmiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden bahisle beraat kararı verilerek sanık ...’nin savunmasında belirttiği ... hakkında gereğinin takdir ve ifası için suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiş olması karşısında, suç duyurusu evrakının akıbeti araştırılıp, dava açılması halinde her iki dosyanın birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi;
Ayrıca,
Arama işlemleriyle ilgili olarak, suçüstü halinde karara gerek bulunmamaktadır. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise Hakim kararı esas olmakla birlikte Cumhuriyet savcısı veya Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması halinde kolluk amirince arama kararı verilebilmektedir. Olağan durumlarda ise mahkemece karar kurulabilmektedir. Bu üç halde de ele geçen delillerin hukuka uygunluğu ilk derece mahkemeleri, Bölge Adliye Mahkemeleri veya Yargıtayca takdir edilmektedir. Aynı zamanda delil olan arama kararı uygulaması sonucu ele geçen suç eşyalarını yasak delil olarak kabul edilmesinde hukuka uygun düşmemektedir.
Şöyle ki, yasak delil CMK 148 inci madde de düzenlenmiş olup, sanığa kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir ve tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi bedensel ve ruhsal müdahale ile Kanuna aykırı vaat olarak sayılmıştır. Aynı maddenin 3 üncü fıkrasında yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez, 4 üncü fıkrasında müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hakim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz hususları yer almaktadır.
Sonuç olarak; aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğundan mahkemece verilen beraat kararının onanmasına dair çoğunluğun görüşüne muhalifim. 05.11.2024
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/4028, K. 2024/9925, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama