KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/4997 E., 2024/11417 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/378 E., 2016/208 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Kısmî onama, kısmî bozma
Karar Metni
872 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; münhasıran sanık ... hakkında verilen beraat hükmü yönünden kararın bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiin temyiz istemi; aracın birçok kez el değiştirdiğine, aracın son sahibi silsile halinde araştırıldığı fakat müvekkilinden sonrasının araştırılmadığına, halbuki olaydan aylar önce aracı sattığına, fazla ceza tayin edildiğine ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağına göre, 13.04.2015 tarihinde, Derecik polis uygulama noktasında, panelvan tarzı 46 LH 390 plaka sayılı araca dur ikazında bulunulduğu, aracın hızlanarak kaçtığı, bir müddet kovalamacanın
ardından polis lojmanlarının bahçe duvarına çarparak durduğu, aracın içerisinden erkek bir şahsın kaçarak izini kaybettirdiği, Şemdinli Sulh Ceza Mahkemesinin 2015/102 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden araç içerisinde yapılan aramada 5050 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Sanık ... aşamalardaki savunmalarında; yakalanan aracı, ...'tan 8.000,00 TL'ye satın aldığını, aracın asıl sahibi...'a ulaşıp aracın devrini almak istediğini, aracın üzerinde tedbir olduğunu söylediğini, bu kez aracı Şemdinli'de ... isimli tanımadığı bir şahsa olaydan önce 7.500,00 TL'ye sattığını, kardeşi sanık ...'nun bu aracı hiç kullanmadığını, tanığın neden böyle söylediğini bilmediğini, bildirilen kamu zararını ödemek istemediğini beyan etmiştir.
Sanık ... aşamalardaki savunmalarında; suçta kullanılan aracı hiç kullanmadığını hatta kardeşinde dahi görmediğini, olay anında aracı kimin kullandığını ve sigaraların kime ait olduğunu bilmediğini, bildirilen kamu zararını ödemek istemediğini beyan etmiştir.
Tanık... beyanında; aracın adına kayıtlı olduğunu, 2013 yılında ...'e sattığını, onunda başkalarına sattığını, aracın fiilen kimde olduğunu bulsa satışı vereceğini, olay tarihinden yaklaşık 1 ay önce sanık ...'nu aracı kullanırken gördüğünü, aracın satışını almadığı için aracı kendisine tekrar satmasını teklif ettiğinde, tamir işlerinde kullandığını geri veremeyeceğini söylediğini beyan etmiştir.
Tanık ... beyanında; aracı...'dan haricen satın aldığını, inşaat malzemesi borcu yerine ...'e verdiğini, daha sonra aracı bir daha görmediğini beyan etmiştir.
Tanık ... beyanında; aracı ...'den borca karşılık aldığını, aracın 2 ay kendisinde kaldığını daha sonra ...'a sattığını beyan etmiştir.
Tanık ... beyanında; aracı ...'den satın aldığını, aracın 1-2 ay kendisinde kaldığını, daha sonra sanık ...'na sattığını beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin 356.276,69 TL olduğu Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında bulunduğu anlaşılmıştır.
Aracın kayden maliki... hakkında Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2015 tarihli ve 2015/642 Soruşturma sayılı kararı ile ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
15.07.2015 tarihinde nakil aracı başında yapılan keşifte, aracın piyasa değerinin 7.000,00 TL olduğu bilirkişi tarafından beyan edilmiştir.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Sanığın savunması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, her türlü şüpheden uzak, cezalandırılmasını gerektirecek nitelikte kesin, yeterli ve inandırıcı somut kanıt elde edilemediğinden sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Dava konusu olayda ele geçen 5050 karton gümrük kaçağı sigaranın Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olması ve tanıklar... ve ...'ın beyanları nazara alındığında sanığın alınan savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılmış olması karşısında sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak; 1.Suç tarihinde suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda fahiş değerde olduğu anlaşılmakla bu kapsamda 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası uyarınca cezada artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. fıkrası gözetilerek ilgili hükmün yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
3.Suçta kullanılan nakil aracı hakkında müsadere kararı verilirken plakası 46 LH 390 olduğu halde 46 LE 390 plaka numarasının yazılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/4997, K. 2024/11417, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama