KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2022/10170 E., 2025/6240 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/159 E., 2021/379 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma
Anayasanın 40/2., 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34/2., 231/2. ve 232/6. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, başvuru yapılacak merciii ve başvuru yönteminin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Hüküm temyize tabi olup, kanun yolunun bu yönde gösterilmesi gerekirken, yanıltıcı şekilde "... yüzüne karşı okunan ilgili için tefhim, yokluğunda okunan ilgililer için tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde,..." denilmek suretiyle sanık ...'in yanıltıldığı anlaşıldığından, sanık ...'in kanuni süresinde temyiz isteminde bulunduğu kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.Sanık ... Hakkındaki Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
1.Hapis cezası ertelenen sanık hakkında; sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın infaz kurumunda çektirilmesine ve denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağına karar verilirken uygulama maddelerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2.İsnat edilen suçu iştirak halinde işledikleri sabit olan sanıkların mahkûmiyetine karar verildiğine göre, 5271 sayılı Kanun'un 326/2. maddesi uyarınca vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin sanıklara eşit olarak yükletilmesi gerekirken, yazılı şekilde müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle sanık ...'ın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün (11.) bendinde hapis cezası ertelenen sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın infaz kurumunda çektirilmesine ilişkin kısmına "TCK'nun 51/7. maddesi gereği" ifadesinin, hükmün denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağına ilişkin kısmına "TCK'nun 51/8. maddesi gereği" ifadesinin eklenmesi,
ayrıca hükmün (D) bendinde yer alan "...müştereken ve müteselsilen..." ifadesinin çıkartılarak yerine "...eşit olarak..." ifadesinin eklenmesi ve diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II.Sanık ... Hakkındaki Hüküm Yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Sanık ...'in, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 18.05.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/10170, K. 2025/6240, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama