Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2022/11481 E. , 2026/6396 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/775 E., 2021/920 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık ... müdafiin temyiz istemi yönünden; sanık ... hakkı
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2022/11481 E. , 2026/6396 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/775 E., 2021/920 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık ... müdafiin temyiz istemi yönünden; sanık ... hakkında verilen 30.09.2015 tarihli mahkûmiyet kararının temyiz edilmeden kesinleştiği, kesinleştirme işleminin ise yapılmadığı görülmekle, sanık ... hakkındaki 22.09.2020 tarihli bozma ilâmının sanık ...'a sirayet ettirilerek sanık hakkında lehe olduğu değerlendirilen kanun değişikliğinin uygulanması ve akabinde cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi suretiyle kurulan hükmün hukukî değerden yoksun olduğu anlaşılmıştır. Sanık ...'nin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanık ... Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 22.09.2020 tarihli kararında her ne kadar bozmanın temyize gelmeyen sanık ...'a sirayetine karar verilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.11.2010 tarihli ve 2010/7-229 Esas, 2010/240 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, lehe Kanun değişikliğine ilişkin bozma kararının temyiz yoluna başvurmayan sanıklara sirayet edemeyeceği de dikkate alındığında, sanık ... hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddeleri gereğince kurulan 30.09.2015 tarihli mahkûmiyet hükmünün temyiz edilmeden kesinleştiği, kesinleştirme işleminin ise yapılmadığı görülmekle, sanık ... hakkındaki bozma ilâmının sanık ...'a sirayet ettirilerek sanık hakkında lehe olduğu değerlendirilen 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/10-son, 5237 sayılı Kanun'un 58/6, 62/1. maddeleri gereğince kurulan 08.06.2014 tarihli hükmün hukukî değerden yoksun olduğu anlaşıldığından, dava dosyasının sanık ... yönüyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II. Sanık ...'nin Temyiz İstemi Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkemece kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, Mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, indirim oranı bildirilmeden sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması, 2.Sanığın tekerrüre esas alınan adlî sicil kaydındakı ilâmın 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçuna ilişkin olduğu, dolandırıcılık suçunun 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi ile uzlaştırma kapsamına alındığı gözetilerek tekerrüre esas alınan Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1013 Esas ve 2013/1058 Karar sayılı dosyasında uzlaşma yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre sanığın sabıkasının tekerrüre esas teşkil edip etmeyeceğinin tartışılmasında zorunluluk bulunması, 3.Sanık hakkında hem hapis, hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, 4.Dava konusu kaçak eşyaların tamamının müsaderesi ile yetinilmesi gerekirken, imha edilenler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.