KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2022/11523 E., 2025/9651 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/1200 E., 2021/1621 K.
- Suç
- 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddi ile onanması
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2019 tarihli ve 2018/375 Esas, 2019/533 Karar sayılı kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar sanıklar hakkında bankacılık zimmeti suçundan kamu davası açılmış ise de; söz konusu kredilerin kullanılmasına ilişkin sözleşmelerin müşteriler tarafından imza edilmiş olduğu, bu durumun bilirkişi raporu ile doğrulandığı,
tüm müşterilerin kredi işlemlerinin ve başka hesaba aktarma işlemlerinin kendi bilgi ve rızaları ile yapıldığını beyanla bankaya ibraname verdikleri, bu hal ve şartlar altında kullanılan kredilerin ve anılan kredilerin başka bir hesaba aktarılması talimatlarında sanıkların kasta dayalı suç oluşturabilecek cezai sorumluluğunu gerektirir bir hareketinin bulunmadığı,
dosya kapsamında müşterilere ait olmadığı iddia edilen imzaların kredilerin geri ödenmesine ait olan ödeme dekontları olduğu ve bu durumun bankacılık kanununda düzenlenen zimmet suçu kapsamında değerlendirilemeyeceği, böylece sanıkların atılı suçu işlediğine dair sanıkların savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut delil elde edilemediği anlaşılmakla sanıkların atılı suçu işlediği sabit olmadığından müsnet suçtan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-(e) maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
B.İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 24.03.2021 tarihli ve 2020/1200 Esas, 2021/1621 Karar sayılı kararı ile kredi sözleşmelerinin müşteriler tarafından imzalandığı, imza bilirkişi inceleme raporunda müşterilere ait olmadığı iddia edilen imzaların kredilerin geri ödenmesine ait olan ödeme dekontları olduğu, bankadan kullanılan kredi taksitlerinin yada çekilen paraya karşı yatırılan paralar için düzenlenen para yatırma dekontlarının banka elemanı tarafından "müşteriye atfen" imzalanması yada imzasız olması,
bankacılık kanununda düzenlenen zimmet suçu kapsamında değerlendirilemeyeceği, tüm müşteriler tarafından "iddia konusu ekstrelerdeki işlemlerin bilgileri dahilinde olduğu, işlemleri kabul ettikleri ve bankadan herhangi bir hak ve alacağı olmadıklarına" dair verdikleri ibraname ve bankanın bir zararı bulunmadığı yönündeki yazısı birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik bulunmadığının kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Katılan Banka Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, sanık ...'ın akrabalarına ve bazı banka müşterilerine kullandırılan kredi tutarlarının annesi ... ve ...'nin hesaplarına aktarıldığına, işlemlerin bir kısmının sanık ... tarafından gerçekleştirildiğine, bilirkişi incelemesine tabi tutulan bir kısım dekontların müşterilerin eli ürünü olmadığının tespit edildiğine, bir kısım işlemlerde fotokopi ile imza çoğaltmak suretiyle işlemler yapıldığına, zimmet suçunun unsurlarının oluştuğuna, eksik araştırma ile eylemlerin hukuki nitelendirilmesinde hatalı değerlendirme yapıldığına, beraat kararlarının hukuka ve kanuna aykırı olduğuna ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Soruşturma raporu içeriğine, tanık beyanlarına, bilirkişi raporuna, bankanın zararının bulunmamasına, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre; sanıkların savunmalarının aksine atılı bankacılık zimmeti suçunu işledikleri yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek, sanıklar hakkında beraat hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 24.03.2021 tarihli ve 2020/1200 Esas, 2021/1621 Karar sayılı kararında, katılan ... A. Ş. vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/11523, K. 2025/9651, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama