KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2022/12319 E., 2023/1297 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/92 E., 2022/665 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, müsadere
- Temyiz edenler
- Sanık, katılan ... İdaresi vekili
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
1.145 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2014 tarih ve 2013/1262 Esas, 2014/1250 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53
üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 2 yıl 7 ay 20 gün hapis ve 1.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının ise sahibine iadesine karar verilmiştir.
2.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2014 tarih ve 2013/1262 Esas, 2014/1250 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 06.12.2021 tarihli ve 2021/6332 Esas, 2021/16436 Karar sayılı ilâmıyla;
"...II- Sanık ile katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde ise,
1-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. madde ve fıkralarının somut olaya uygulanarak, belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2-TCK'nun 53. maddesinin uygulanması açısından 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E. - 2015/85 K. sayılı kararı gözönünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2022/92 Esas, 2022/665 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla, anılan Kanun'un üçüncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Kanun' un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi gereği 2 yıl 6 ay hapis ve 2.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.11.2022 tarihli ve 2021/75169 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanığın Temyiz Sebepleri; Beraat kararı verilmesi ya da daha az ceza verilmesi gerektiğinden hükmü temyiz ettiğine ilişkindir.
B.Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri; Cezada indirim yapılmaması gerektiğine, suçta kullanılan nakil aracının iadesine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.19.09.2013 tarihinde önleme arama kararına dayalı sanığın sürücüsü olduğu araçta yapılan aramada toplam 950 karton bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirilmiştir.
2.Sanık bozma öncesinde savunmasında suça konu sigaraları satacağını beyan etmiş, bozma sonrası alınan savunmasında ise, önceki beyanlarını tekrar ettiğini, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeyecek maddi gücünün bulunmadığını beyan etmiştir.
3.Suça konu sigaraların bandrolsüz ve gümrük kaçağı olduğuna dair bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
4.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
1.Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanık savunması, bilirkişi raporu içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Mahkemece sanık hakkında takdiri indirim uygulanarak cezasında 1/6 oranında indirim yapıldığı anlaşıldığından sanığın hafifletici sebeplerin nazara alınmadığına ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiş hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2014 tarihli ve 2013/1262 Esas, 2014/1250 Karar sayılı nakil aracının iadesine yönelik kararının kesinleştiği anlaşıldığından nakil aracı hakkında hüküm kurulmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
4.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 19.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 04.10.2013 olduğu,
UYAP kayıtlarının incelenmesi sonunda, Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/1590 Esas sayılı dava dosyasındaki 12 nolu ara yakalamada suç tarihinin 16.07.2013, iddianame tarihinin 26.11.2013 olduğu,
Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2022/92 Esas, 2022/665 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/12319, K. 2023/1297, 15 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama