KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2022/13306 E., 2024/8187 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/265 E., 2021/1060 K.
- Suç
- 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi, verilen hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağına göre, 20.10.2012 tarihinde kolluk görevlilerince Şırnak Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/665 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden inceleme dışı sanık ....'in de içinde bulunduğu sanık ... 'in sevk ve idaresindeki .... plakalı araçta yapılan aramada, toplam 1.800 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, sanıklar hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık ... savunmasında, kendisine ait olan araçta ele geçen kaçak sigaraları satacağını beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü ile kaçak eşyanın ve suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 20.10.2012, iddianame düzenleme tarihinin 08.11.2012 olduğu,
Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında, yargılaması devam eden Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/470 Esas Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 06.11.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 26.11.2012 olduğu,
Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/13306, K. 2024/8187, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama