KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2022/14374 E., 2024/5858 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/476 E., 2021/896 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Kısmî ret, kısmî bozma
Karar Metni
919 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Sanık ... ...'nın Temyiz İstemi Yönünden
Hükümde temyiz süresi 15 gün olarak gösterilmiş ise de sanığın bu süre de geçtikten sonra temyiz talebinde bulunduğu gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Sanığın en son bildirdiği adresinde usûlüne uygun olarak 16.12.2021 tarihinde tebliğ edilen hükme karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 11.03.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin süresinde olmadığı belirlenmiştir.
Katılan ... İdaresi Vekilinin ve Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I.TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... idaresi vekilinin temyiz istemi, sanıkların atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiğine ancak nakil aracının müsaderesi yönünden tüm koşullar oluştuğu halde, iddianamede talep bulunmadığı için müsadere yönünden bir karar verilmediğine, açıklanan ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın samimi beyanlarının dikkate alınmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, bozma ilamında belirtilen hususların araştırılmadığına, arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, sanık hakkındaki cezanın üst sınırdan verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna re'sen göz önünde bulundurulacak sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
3.Sanık ... ...'nın temyiz istemi, mahkûmiyet kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, verilen cezadan dolayı mağdur olduğuna, sadece araçta şoförlük yaptığına, sigaralarla bir ilgisinin bulunmadığına, sigaraların dosyanın diğer sanığı ... ve onun akrabasına ait olduğuna, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
II.GEREKÇE
A.Sanık ... ...'nın Temyiz İstemi Yönünden Sanığın karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Katılan ... İdaresi Vekilinin ve Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden İddianamede nakil aracının müsaderesine ilişkin bir talep bulunmadığı gibi Mahkeme tarafından da temyize konu bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, bu konuyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.
Dosya kapsamına göre, 24.08.2014 günü saat 07.30 sıralarında ... plaka sayılı araç durumundan şüphelenilerek durdurulmuş, araç sürücüsünün sanık ... ... olduğu, aracın yatak kısmında ise sanık ...'nun yattığı tespit edilmiş, sanık ... ...' ya araçta ne olduğu sorulduğunda, çeyiz seti ve züccaciye eşyası olduğunu söyleyerek ... tarafından ... adına tanzim edilmiş ... seri numaralı irsaliyeli fatura ve yine ... tarafından ... isimli firma adına kesilmiş olan 22.07.2014 tarihli ve ... seri numaralı sevk irsaliyesini ibraz etmesi üzerine,
Şanlıurfa 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2014/327 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden araçta yapılan aramada, aracın kasasında cam eşya kolilerinin altında siyah ve şeffaf poşetlere sarılı karton koliler içerisinde toplam 16.450 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.
Sanık ... ... araçta şoför olarak çalıştığını, isim ve açık adresini bilmediği bir şahsın İstanbul'a eşyasının olduğunu söyleyerek kendisinden nakliyesini istediğini, araçta ele geçen sigaralardan bilgisinin olmadığını, sanık ... aşamalarda araca yoldan bindiğini, araçtaki sigaralarla bir ilgisinin bulunmadığını, atılı suçu kabul etmediğini beyan etmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, aşağıda yer alan hukuka aykırılık dışındaki sübuta yönelen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
1.Kararın gerekçe kısmında; (7423 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrası) 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca yapılan değerlendirmede, ele geçen eşyanın gümrüklenmiş değerinin fahiş olduğundan bahisle sanıkların cezasında 1/2 oranında artırım yapılmasına karar verildiği halde, hükümde 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası gereğince cezanın 2/3 oranında artırılmak suretiyle gerekçe ve hüküm arasında çelişki oluşturulması,
2.5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle,
sanık ...'na Mahkemece herhangi bir etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı anlaşılmakla, soruşturma aşamasında kendisine ihtaratta bulunulmayan sanığa kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı olan bedeli açıkça bildirilerek ödemesi halinde 1/2 oranında cezasından indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerekirken etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadan hüküm kurulması,
3.Dosya kapsamında hakkında mahkûmiyet kararı verilen iki sanık bulunduğu halde katılan idare lehine hükmedilen vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınması gerektiği gözetilmeksizin sanıktan alınmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A. Sanık ... ...'nın Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenle sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan ... İdaresi Vekilinin ve Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/14374, K. 2024/5858, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama