KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2022/4809 E., 2025/1319 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/331 E., 2021/649 K.
- Suç
- 1072 sayılı Kanun'a muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ve dosya kapsamında diğer delillere göre atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1. Anayasa Mahkemesinin 21/4/2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250. maddesinde hüküm altına alınan seri yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un Geçici 5/1-d maddesinde yer alan“…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin "seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği de
dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. ve 5271 sayılı Kanun'un 250. maddeleri uyarınca dosyanın “seri yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesi gereği kazanılmış hak nedeniyle netice ceza belirlendikten sonra sanığın cezasının 2 ay 15 gün hapis ve 80,00 TL adli para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/4809, K. 2025/1319, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama