KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2022/6119 E., 2023/6425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/105 E., 2020/404 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Zamanaşımı nedeniyle düşme, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil araçlarının iadesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen düşme kararları ile nakil aracının iadesine ilişkin kararlara yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Hakkında karar verilmeyen sanık ... hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya kapsamına göre, katılan ... İdaresi vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi tarafından geçekleştirilen inceleme neticesinde; 13.10.2021 tarihli ve 2021/1708 Esas, 2021/303 Karar sayılı ilâmıyla, tefrik edilen sanık askerler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ün kaçakçılık suçundan verilen beraat kararlarının daha önce temyiz incelemesinden geçerek Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 07.06.2018 tarihli ve 2017/11593 Esas, 2018/6629 Karar sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verildiği,
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un geçici 2 inci maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilan edilen ve göreve başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 inci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddelerinin uygulanacağından bahisle,
istinaf incelemesi taleplerinin temyiz mahiyetinde olduğu kabul edilerek, o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan ...
İdaresi vekilinin istinaf başvurularının temyiz incelemesi yapılması için Yargıtay’a gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilmiş ise de; sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın toplu olarak kaçakçılık suçundan verilen düşmeye ilişkin kararların daha önce temyiz incelemesine tabi tutulmadığı, bu sanıklar hakkında toplu kaçakçılık suçundan verilen düşme kararlarının Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş bulunması nedeniyle kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu anlaşılmakla; bu sanıklara yönelik kanun yoluna başvuru dilekçeleri istinaf mahiyetinde kabul edilerek,
gereği mahallinde değerlendirilmek üzere, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
II. Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında verilen düşme kararlarına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Haklarında karar verilmeyen sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Suç tarihi itibarıyla sanıklara isnat edilen eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlesi ile 4 üncü maddesinin ikinci, dördüncü ve altıncı fıkraları kapsamında kaldığı ve bu suçun cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 15 yıllık olağan, 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunduğu cihetle, karar tarihinde ve temyiz inceleme gününde henüz anılan suç yönüyle zamanaşımı sürelerinin dolmadığı gözetilmeden,
sanıklar hakkında yargılamaya devamla, esastan bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde asli zamanaşımı süresinin tamamlandığından bahisle düşme kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/6119, K. 2023/6425, 21 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama