İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2022/6153 Karar: 2024/6323 Tarih: 2024

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/6153 K.2024/6323

7. Ceza Dairesi 2022/6153 E. , 2024/6323 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2019/4063 Değişik iş KABAHAT : 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 5686 sayılı J

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2022/6153 E. , 2024/6323 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2019/4063 Değişik iş KABAHAT : 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 5686 sayılı J

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2022/6153 E. , 2024/6323 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2019/4063 Değişik iş KABAHAT : 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'na (5686 sayılı Kanun) muhalefet etmek eyleminden kabahatli ... hakkında 139.548,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına ilişkin Denizli Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının 10.06.2019 tarihli ve 63328144-869-E.8377 sayılı idari para cezası kararına karşı yapılan başvurunun reddine dair Denizli 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.08.2019 tarihli ve 2019/3346 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın Denizli 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03.09.2019 tarihli ve 2019/4063 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 11.05.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/75639 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/75639 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Somut olayda, kabahatlinin sahibi olduğu Pamukkale/Denizli adresinde bulunan ... bünyesinde bulunan parselden termal su çıkartmak amacıyla izinsiz olarak sondaj açıldığından bahisle kabahatli hakkında idari para cezası tutanağı tanzim edilmesini müteakip, kabahatlinin 26/06/2019 tarihli dilekçesi ile kanuna uygun olarak işletme ruhsatına sahip olduğu, işletmesinde sıcak suyun mevcut olduğu ve vergisini ödediği, yeniden sıcak su çıkartmaya ihtiyacı olmadığı, otel bahçesinden sadece soğuk su çıkartmak istediği, sondaj yapmak için gelen işçinin sadece 2 metreye kadar soğuk su çıkartmak amacıyla indiği, sondaj makinesinin soğuk su çıkartmak amacıyla üretilmiş olup, en fazla 30 metre derinliğe inebildiği, yapılan işlemin kabahate konu olacak şekilde bir sondaj olmayıp, basit bir soğuk su çıkarma işlemi olduğundan bahisle başvuruda bulunması üzerine, idari para cezası karar tutanağının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş ise de, 5686 sayılı Kanun'un 11. maddesinde yer alan "(4) Ruhsat olmadan faaliyette bulunulduğunun tespiti halinde, faaliyetler idarece durdurulur. 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa göre 50.000 Türk Lirası idare tarafından idarî para cezası tahakkuk ettirilir.(5) Ruhsat ve/veya gerekli izinler alınmadan yapılan faaliyetler durdurulur. Kaynağın ve rezervuarın korunması ile çevre kirliliğinin önlenmesi için acil tedbirlerin gerekli olduğu hallerde tedbirler idarece alınır. Bu nedenle yapılan her türlü masraf, sorumlusundan idare tarafından 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilir." ve, Yeraltı Suları Tüzüğünün 3-a maddesinde yer alan "a) Satıh alüvyonları içinde kazma, kürek, varyoz ve baramin gibi el kazısı aletleri ile kazılan her derinlikteki kuyularla, ilk su tabakası içinde en çok 10 metre derinliğe kadar, en çok 100 milimetre çapında boru çakılarak açılan kuyular, el ile açılan kuyu sayılır." şeklindeki düzenlemeler ile, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 10/09/2015 tarihli ve 2015/2569 esas, 2015/4169 karar sayılı ilamında yer alan "Yeraltı Suları Tüzüğünün 3-a maddesinde yer alan... şeklindeki düzenleme ve... hüküm birlikte değerlendirildiğinde, 10 metre derinliğe kadar ve en çok 100 milimetre çapında boru çakılarak açılan kuyuların el ile açılan kuyu sayılması ve belge alınması mecburiyetinin bulunmaması karşısında, somut olayda, muterizin 8 metre gözlem çukuru açtırmak istediğini beyan etmiş olması... tarihli tutanakta da bunun aksini gösteren her hangi bir bulgu olmaması dikkate alındığında, başvurunun kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle...kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla...BOZULMASINA" ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 09/12/2012 tarihli ve 2009/7150 esas, 2012/1507 karar sayılı ilamında yer alan "...muterizin babası ve kardeşleriyle birlikte açtıkları kuyunun elle açılmadığı, su kanalı açmaya yarayan kepçe vasıtasıyla açıldığı, kuyunun derinliğinin 06.09.2006 tarihli tutanakla tespit edilmediği, elle açılmayan kuyular için Devlet Su İşleri Müdürlüğünden belge alınmasının zorunlu olup olmadığı hususunun kuyunun derinliğine göre belirleneceği, derinliği tespit edilmeyen söz konusu kuyu için belge alınmadığından bahisle tesis edilen idari para cezasının ise usulüne uygun olmadığı...BOZULMASINA" biçimindeki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, Dosya kapsamına göre, idari para cezasına dayanak olan 19/05/2015 tarihli idari yaptırım durum tespit tutanağı ile 10/06/2019 tarihli idari para cezası karar tutanağında sadece yönetmelik ve Kanunda yer alan hükümlere uyulmayarak sondaj kazısı yapıldığına dair açıklamaya yer verildiği, kabahatlinin başvuru dilekçesinde yer aldığı üzere, su çıkartmak için kaç metre derinliğe kadar inildiğine dair tespitin yer almadığı anlaşılmakla, öncelikle kabahatlinin eyleminin termal su veya otelin ihtiyaçları kapsamında soğuk su çıkartmaya yönelik olup olmadığının tespiti amacıyla olay günü su çıkartma işlemini yapan işçiler ile otelde bulunan görevlilerin ve tutanakta imzası bulunan tutanak mümzillerinin beyanlarına başvurulması gerektiği, yine kabahatlinin eyleminin idari para cezası düzenlenmesine sebebiyet verip vermeyeceği hususunda mahallinde keşif icra edilmek suretiyle alanında uzman kişilerden bilirkişi raporu aldırılarak, yapılan kazının kaç metreye kadar inilmek suretiyle yapıldığının kuşkuya yer verilmeyecek şekilde tespitini takiben, eylemin kabahate konu olup olmayacağı konusunda bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir...” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hakim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamaz. Hâkimlikçe, kanun yararına bozma isteminde ileri sürülen nedenler yönünden dosya kapsamında tüm deliller tartışılıp takdir edilmek suretiyle karar verildiği ve delil takdiri yapılarak verilen kararlar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla