KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2022/8380 E., 2024/11181 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/503 E., 2021/395 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet, eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
886 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Sanıklar hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar hakkında üst hadden ceza verilmesi, cezanın ertelenmemesi, nakil aracının müsaderesi ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Yol kontrol ve uygulama noktasında, sanık ...'in sevk ve idaresindeki, sanık ...'ün içinde bulunduğu araçta, önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın taban kısmında bulunan ve bilirkişi tarafından zula olduğu tespit edilen gizli bölme içerisinde 1.500 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık ...'in savunmasında; aracı Hatay'a gidip kaçak akaryakıt almak için ... isimli şahıstan kiraladığını, Hatay'da seyyar satıcılardan yaklaşık 1.500 litre akaryakıt aldığını, akaryakıtı kendi traktöründe kullanacağını, ...'ün akaryakıttan haberi olmadığını, işi bittikten sonra ...'ı aldığını ve birlikte Tarsus'a dönmek için yola çıktıklarını, pişman olduğunu, beraatini talep ettiğini beyan ettiği görülmüştür.
Sanık ...'ün savunmasında; İskenderun'da işi olduğunu, arkadaşı olan ...'in de İskenderun'da olduğunu öğrendiğini, işi bittikten sonra ...'in kendisini aldığını ve İskenderun'dan birlikte Tarsus'a dönmek için yola çıktıklarını, yapılan aramada araçta kaçak akaryakıt olduğunu öğrendiğini, akaryakıt ile ilgisi olmadığını, beraatini talep ettiğini beyan ettiği görülmüştür.
...'nın malen sorumlu sıfatıyla beyanda bulunduğu, araç kiralama işi yaptığını, aracı...'e yaklaşık bir aylığına kiraya verdiğini ancak aradan bir gün geçtikten sonra aracın yakalandığını öğrendiğini, bilgisi dışında aracın kasasının değiştirilmiş olduğunu, sanıklardan şikâyetçi olmadığını, davaya katılmak istemediğini, araç üzerindeki şerhin kaldırılmasını talep ettiğini beyan ettiği görülmüş; dosya kapsamında yapılan incelemede aracın malen sorumluya ait araç kiralama şirketi tarafından 18.06.2014 tarihli sözleşme ile...'e kiraya verildiğine ilişkin kiralama sözleşmesinin dosyaya ibraz edildiği anlaşılmıştır.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
A.Nakil Aracı Hakkında Verilen Hüküm Yönünden Nakil aracı hakkında kurulan iade hükmünde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Yakalanan eşyanın değeri ile nakil aracının değeri nazara alındığında, nakil vasıtasının müsadere edilebilmesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkaniyete aykırı olacağından, müsadere şartları gerçekleşmeyen nakil aracının, üzerindeki orijinal yapısı bozularak eklenen gizli tertibatın masrafları sanıklardan alınmak suretiyle sökülerek hak sahibine iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
B.Sanıklar Hakkında Verilen Hükümler Yönünden
Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçen kaçak eşyanın Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ticari miktar ve mahiyette olması ile tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenecek sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına
eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin, söz konusu maddenin 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınması nedeniyle ancak anılan Kanun uyarınca belirlenecek temel cezaya tatbik edilebileceği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'a göre belirlenen temel cezadan sonra uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,
Kabule göre de;
15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sanıkların kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmeleri için mahkemece kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarını ödemeleri hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapmaları halinde,
soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daha önce sanıklara bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek cezalarında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği halde; sanıklara buna ilişkin herhangi bir ihtarat yapılmadan ve sanıklar ödeme yapmaları halinde yasal düzenlemeden yararlanabilecekleri hakkında bilgilendirilmeden ilgili hükmün sanıklar hakkında uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A.Nakil Aracı Hakkında Verilen Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, nakil aracının iadesine ilişkin (4)üncü bendinde yer alan “...TCK 54/3 maddesi gözetilerek aracın” ibaresinden sonra gelmek üzere “, üzerindeki orijinal yapısı bozularak eklenen gizli tertibatın masrafları sanıklardan alınmak suretiyle sökülüp” ibaresinin hükme eklenmesi ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/8380, K. 2024/11181, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama