KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/10521 E., 2024/9120 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/1727 E., 2022/1750 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
792 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci ve onuncu fıkraları uyarınca cezalandırılması gerektiğine ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz istemi; yapılan arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, sanığın suçu işlemediğine, şartları bulunmadığı halde alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına karar verildiğine, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine, dava zamanaşımı sürelerinin tahakkuk ettiğine ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
II. GEREKÇE
19.11.2013 tarihinde, saat 16.00 sıralarında Gürpınar ilçesi yolundan Van il merkezine..... plaka sayılı ... marka kamyon ile kaçak sigara götürüleceği ihbarı alınması üzerine, kolluk görevlilerince yapılan çalışmalarda sanığın sevk ve idaresinde olup, sanık adına kayıtlı ..... plaka sayılı ... marka açık kasa kamyonun seyir halinde iken tespit edilerek durdurulduğu, sanığa araçta kaçak eşya olup olmadığının sorulması üzerine, sanığın araçta sevk irsaliyesi bulunmayan makaron olduğunu söylediği, dışarıdan bakıldığında da araçtaki makaronların görünmekte olduğunun tespit edildiği,
bunun üzerine Cumhuriyet savcısının gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle verdiği yazılı arama emri ile araçta yapılan aramada, 91.450,00 TL gümrüklenmiş değere sahip 3.100.000 adet makaron ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık müdafii bulunmaksızın alınan kolluk ifadesinde; nakliye işi yapmakta olduğunu, ele geçen makaronları faturalı olduklarını söyleyen .... isimli bir şahıstan ücreti karşılığında naklini yapmak için teslim aldığını belirtmiştir.
Tütün teknoloji mühendisi tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda; ele geçen makaronlardan alınan numunenin, yurt dışında piyasaya arz amaçlı olarak üretildiği ve yasadışı olarak yurda girdiği belirtilmiştir.
Sanık müdafii tarafından soruşturma evresinde, dosyaya, ele geçen makaronlara ait olduğundan bahisle sanık tarafından düzenlenmiş sevk irsaliyesi ile .... Gıda tarafından 25.09.2012 tarihinde sanığın firmasına düzenlenmiş gözüken 500 adet kartuş ibareli 9.100,00 TL bedelli fatura suretinin ibraz edildiği anlaşılmıştır.
Bu olay nedeniyle sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, ele geçen makaronların ve nakil aracının müsaderesi istemi ile kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında; dava konusu makaronları Gönen ilçesinden faturalı olarak satın aldığını belirtmiştir.
Sanığa sonradan yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanun'lar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiikinci fıkraları uyarınca cezalandırılması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmıştır.
Ele geçen kaçak makaronların, miktar itibarıyla ticari mahiyette olması, sanık müdafii tarafından sunulan faturanın eşyayı temsil etme kabiliyetinin bulunmamasına göre, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılmış olup, sanığın üzerine atılı kaçakçılık suçunun sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası kapsamında olduğu, dava konusu eşyanın fahiş değerde olması nedeniyle ise suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiikinci fıkraları kapsamında olduğu,
dava konusu eşyanın fahiş değerde olması ve sanığın 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık müessesesinden yararlanmaması karşısında, sanığın suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması gerekirken, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiikinci fıkraları uyarınca cezalandırılması,
2.Sanığın cezada kazanılmış hakkı gözetilirken; mahkemece netice ceza belirlendikten sonra, infazın cezada kazanılmış hakkı oluşturan hükümde belirlenen netice ceza üzerinden yapılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi yerine sanığın cezada kazanılmış hakkı oluşturduğu kabul edilen ceza miktarı ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
3.Nakil aracının sanık adına kayıtlı olduğu, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 91.450,00 TL olması karşısında nakil aracının bilinen değerine göre, müsaderesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmadığı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmadığı,
nakil aracının müsaderesi için 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesindeki şartların yanı sıra, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki şartların da bulunması gerektiği, dava konusu eşyanın naklinde bizatihi dava konusu aracın kullanılmasının gerekli olmadığı cihetle; nakil aracının dosyada mevcut ruhsat bilgilerinden haraketle, suça konu eşyanın miktar ve hacim bakımından, taşındığı nakil aracının tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturup oluşturmadığı konusunda makine mühendisi bilirkişiden rapor alınarak, neticesine göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile aracın müsaderesine karar verilmesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/10521, K. 2024/9120, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama