İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/10606 Karar: 2024/12134 Tarih: 2024

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/10606 K.2024/12134

7. Ceza Dairesi 2023/10606 E. , 2024/12134 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/253 E., 2022/228 K. ... SUÇLAR : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİ

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/10606 E. , 2024/12134 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/253 E., 2022/228 K. ... SUÇLAR : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİ

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/10606 E. , 2024/12134 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/253 E., 2022/228 K. ... SUÇLAR : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2020/253 Esas, 2022/228 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında amiri/üstü tehdit suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 82/1. maddesinin ikinci cümlesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/2., 43. ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükümlerin, kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.04.2023 tarihli ve 94660652-105-55-22188-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB - 2023/41278 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB - 2023/41278 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın askerlik hizmetini yerine getirdiği esnada beraber nöbet hizmetini yürüttüğü Er ...'a silah doğrultarak üzerime gelme sana sıkarım dediği, ardından 20 adet fişek ile havaya doğru ateş açtığı, sonrasında olaya müdahale etmek için gelen Er ..., Er ... ve Er ...'a silah doğrulttuğu, yaklaşmaları halinde ateş edeceğini söyleyerek onları da tehdit etmesini takiben olay yerine gelen Piyade Yüzbaşı ... ve Sıhhiye Uzman Onbaşı ...'e de silah doğrultarak yaklaşmaları halinde ateş edeceğini söylemesi şeklinde olduğu Mahkemesince kabul edilen olayda, Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/03/2022 tarihli kararı ile sanığın 1632 sayılı Kanun'un 82/1-2. cümle ve 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a maddeleri uyarınca ayrı ayrı tehdit suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 11/03/2020 tarihli ve 2019/27486 esas, 2020/2787 karar sayılı ilamında "...Somut uyuşmazlıkta, Askeri Mahkemece, sanığın katılanlar ...,...,...,...,..., ile mağdurlar P.Yzb..... ve ....’e hitaben “hepinizin anasını sinkaf edeceğim” demek suretiyle zincirleme hakaret ve elindeki bıçağı gösterip havaya kaldırarak “hepinizi kesip öldüreceğim” demek suretiyle zincirleme silahla tehdit suçunu işlediği kabul edilerek ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; (Kapatılan) Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun; 28.6.2012 tarihli ve 2012/97-91 E.K. sayılı kararında belirtildiği üzere; asker kişilerin işledikleri askeri suçlara benzer suçların Türk Ceza Kanununda da suç olarak yer aldığı ve hatta kimi zaman daha ağır bir cezayı gerektirdiği açık olsa bile, ASCK’nin TCK’ya göre “Özel kanun” olması nedeni ile, ASCK hükümlerinin öncelikle uygulanma zorunluluğunun bulunduğu, Askeri Ceza Hukuku mevzuatındaki düzenlemelerde tarafların astlık-üstlük durumları ile amir veya maiyet durumlarının ölçü olarak alındığı, dava konusu eylemlerin niteliğinin tayininde de sanığın ve mağdurun rütbe ve kıdemlerinin, ölçü olarak göz önünde bulundurulması gerektiği, asker kişilerin işledikleri askeri suçların, benzeri suçlar Türk Ceza Kanununda yer alsa bile, öncelikle uygulanması, bunun Askeri Ceza Kanunu’nun “Özel kanun” olma niteliğinin doğal bir sonucu olduğu; Bu kapsamda, somut uyuşmazlıkta katılanlardan birinin başçavuş rütbesinde sanığın üstü, mağdurlardan birinin yüzbaşı rütbesinde, ikisinin onbaşı rütbesinde sanığın üstü, yine katılanlardan üçünün sanıkla aynı rütbede er konumunda olması ve de üstü tehdit ile üste hakaret suçunun TCK’da düzenlenen tehdit ve hakaret suçuna göre daha nitelikli ve özel bir suç olması ve öncelikli olarak uygulanması gereği dikkate alınmak suretiyle, sanığın katılan/mağdurların kişilik özellikleri gözetilmeden ve aralarında hiçbir ayrım yapılmadan topluca hepsine yönelik tek bir fiille işlediği hakaret ve tehdit eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme üstü tehdit ve zincirleme üste hakaret suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında, üste hakaret ve üstü tehdit suçlarından cezalandırılması gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yeri olmayan 5237 sayılı TCK’nin 125, 125/4 ve 106/2-a maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi..." şeklindeki açıklamalar karşısında, sanığın sadece 1632 sayılı Kanun'un 82/1-2. cümle uyarınca cezalandırılması yerine, yazılı şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve2020/253 Esas, 2022/228 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla