Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2023/10632 E. , 2025/2937 K. "İçtihat Metni" HÂKİMLİĞİ : Bursa 5. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2021/3435 Değişik iş KABAHAT :1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üze
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2023/10632 E. , 2025/2937 K. "İçtihat Metni" HÂKİMLİĞİ : Bursa 5. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2021/3435 Değişik iş KABAHAT :1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’un 3. maddesine aykırı davranmak eyleminden dolayı ... hakkında 26.029,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2020 tarihli ve 2020/10 defter, 2020/23 sayılı idari yaptırım kararına karşı yapılan başvuru hakkında, vekâlet harcı eksikliğinin giderilmesi amacıyla kabahatli vekiline ihtaratlı davetiye ile süre verildiği halde vekâlet harcının ödenmediğinden bahisle 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Yalova Sulh Ceza Hâkimliğinin 03.03.2021 tarihli ve 2020/3948 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın Bursa 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30.06.2021 tarihli ve 2021/3435 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 30.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40865 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40865 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, her ne kadar kabahatli şirket hakkında ... tarafından verilen idari yaptırım kararına karşı kabahatli vekilinin yaptığı başvuru üzerine, Yalova Sulh Ceza Hâkimliğince vekalet harcının verilen süreye rağmen kabahatli vekili tarafından ödenmediği gerekçesiyle yapılan başvuru hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 2/1 maddesinde yer alan, "Avukatlığın amacı; hukuki münasabetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır." şeklindeki ve aynı Kanun'un 34. maddesinde yer alan, "Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler." şeklindeki, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Başvuru yolu" başlıklı" 27. maddesinde yer alan "(1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir. (2) Mücbir sebebin varlığı dolayısıyla bu sürenin geçirilmiş olması halinde bu sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru, kararın kesinleşmesini engellemez; ancak, mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir. (3) Başvuru, bizzat kanunî temsilci veya avukat tarafından sulh ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile yapılır. Başvuru dilekçesi, iki nüsha olarak verilir. (4) Başvuru dilekçesinde, idarî yaptırım kararına ilişkin bilgiler, bu karara karşı ileri sürülen deliller açık bir şekilde gösterilir. Dilekçede ayrıca, başvurunun süresinde yapılmasını engelleyen mücbir sebep dayanaklarıyla gösterilir. (5) (Değişik: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının mahkeme tarafından verilmesi halinde, bu karara karşı ancak itiraz yoluna gidilebilir. (6) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) Soruşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı başvuru da bu itiraz merciinde incelenir. (7) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) Kovuşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı verilmesi halinde; fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen beraat kararına karşı kanun yoluna gidildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı itiraz da bu kanun yolu merciinde incelenir. (8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Somut olayda, idari yaptırım kararının 26/11/2020 tarihinde kabahatli şirkete tebliğ edilmesi üzerine, anılan karara karşı kabahatli şirket vekili Avukat Ahmet Hamdi İnce tarafından kabahatli şirketin kendisine verdiği Yalova 4. Noterliğinin 23/08/2013 tarihli ve 5883 yevmiye sayılı vekaletnameye istinaden Yalova Sulh Ceza Hakimliğine süresi içerisinde başvuruda bulunulmuş olması ve kabahatli vekili tarafından başvuru dilekçesi ekinde sunulan vekaletnameye ilişkin suret harcı eksikliğinin usuli bir eksiklik niteliğinde olduğunun anlaşılması karşısında, söz konusu eksikliğin kabahatli vekili tarafından tamamlanmamış olmasının, kabahatlinin vekili aracılığıyla yasal süresinde yapmış olduğu başvuruyu geçersiz kılmayacağı gibi başvuru hakkını da ortadan kaldırmayacağı, aksi taktirde oluşan durumun avukatlığın amacı ile bağdaşmayıp kabahatlinin savunma hakkının kısıtlanmasına neden olacağı cihetle, Yalova Sulh Ceza Hâkimliği tarafından kabahatli şirket vekilinin yaptığı başvurunun esası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın anılan nedenle kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5326 sayılı Kabahatler Kanununun (5326 sayılı Kanun) ''Masrafların ve vekâlet ücretinin ödenmesi'' başlıklı 31/1. maddesinde, ''İdarî yaptırım kararına karşı başvuru yolu harca tâbi değildir.'' hükmü mevcut ise de, anılan düzenlemenin vekâlet suret harcını kapsamadığı, avukatların tasdik ettiği vekâletname suretlerinden harç alınması gerektiği hususuna, 492 sayılı Harçlar Kanununun (492 sayılı Kanun) (1) sayılı Tarifesinde ''Yargı Harçları'' başlığı altında düzenlenen D bendinde yer alan ''Diğer yargı harçları (Müşterek kısım) ''da açıkça yer verildiği sabit olup anılan Kanunun 32. maddesinde ''Yargı işlemlerinden alınacak harclar ödenmedikçe mütaakıp işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmiyen harcları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.'' yönünde düzenlemeye de yer verildiği görülmekte ise de; idarî yaptırım kararlarına yönelik başvurunun şartları ve reddi sebepleri 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 28. maddesinde sınırlı olarak sayılmış olup, anılan düzenlemede harcın ödenmemesi nedeniyle başvurunun esasının incelenemeyeceğine dair bir hüküm bulunmadığı gibi açık bir düzenleme ve atıf bulunmadıkça kıyas yoluyla böyle bir sonuca götürecek uygulama da yapılamayacağından, vekâlet suret harcının hiç ya da eksik yatırılmış olması durumunda ilgili harcın tahsili amacıyla bu durumun 492 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca ilgili vergi dairesine bildirilmesi ile yetinileceği sonucuna varılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki husus yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE, 2. Bursa 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30.06.2021 tarihli ve 2021/3435 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25. 02.2025 tarihinde karar verildi.