Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2023/10634 E. , 2023/11231 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/2291 Değişik İş SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet İTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sanık ...'un aynı Kanun'u
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2023/10634 E. , 2023/11231 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/2291 Değişik İş SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet İTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sanık ...'un aynı Kanun'un 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu yerdeki bir adet binanın 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Aydıncık (Mersin) Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2019 tarihli ve 2018/165 Esas, 2019/156 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair itiraz mercii olan Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2020 tarihli ve 2019/2291 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 31.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40668 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40668 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 1-Dosya kapsamına göre, sanığın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde işgal ve faydalanma suçunu işlediğinden bahisle 6831 sayılı Kanun'un 93/1-2. maddeleri uyarınca hapis cezasına mahkûm edildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54. maddesi gereğince de işgal edilen alanda bulunan sabit tesis niteliğindeki bir adet binanın müsaderesine karar karar verilmiş ise de, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 18/03/2021 tarihli ve 2020/3173 esas, 2021/3282 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hükmün askıda olmasının suça konu orman alanına inşa edilen sabit tesis niteliğindeki binanın müsadere kararının da askıda olacağı anlamına gelmeyeceği, zira orman alanının işgal edilerek inşa edilen binanın; taklit ürün, uyuşturucu ve ruhsatsız silahın müsaderesinde olduğu gibi üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımının başlı başına suç oluşturduğu nazara alındığında, bu tür müsadere kararlarının askıda olmayıp derhal infazının gerektiği, bu nedenle anılan eşyaların 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsadere edilmesi gerektiği, aksi takdirde somut olayda, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde müsadere kararının hükümle birlikte ortadan kalkacağı ve sanığın orman alanında işgal ile inşa ettiği binanın kendisine iadesi halinde eyleminin tekrar 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna vücut vereceği gözetildiğinde, Müsadere edilen eşya hakkında 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca müsadere kararı verilebilmesi için müsadere konusu eşyanın bizatihi suç oluşturmayıp suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşya olmasının gerekmesi, anılan fıkra uyarınca verilen müsadere hükmünü mahkumiyet hükmüne bağlı kılacağı için mahkûmiyet hükmünün ortadan kalkması durumunda bağlı olduğu hükümle birlikte ortadan kalkacağı, Bu itibarla somut olayda denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmü ortadan kaldırılarak, davanın düşmesine karar verileceği ve bu durumun yukarıdaki açıklamalar uyarınca müsaderesinin derhal infaz edilmesi gereken orman alanında inşa edilen sabit tesis niteliğindeki binanın da yeniden sanığa iadesi sonucunu doğuracağından, 5237 sayılı Kanunun 54/4. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi gerektiği, 2-Sanık hakkında, sabit görülen eylemi nedeniyle, 6831 sayılı Kanuna aykırılık suçundan Aydıncık (Mersin) Asliye Ceza Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 13/11/2019 tarihli ve 2018/165 esas, 2019/156 sayılı kararda, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 232/6. maddesi uyarınca hüküm fıkrasında uygulanan kanun maddelerinin tereddüte yer verilmeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği gözetilerek, hüküm fıkrasında sonuçları bakımından farklılık arz eden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54. maddesinin birinci veya dördüncü fıkralarından birinin takdir edilerek müsadere hususunda bir karar verilmesi gerekirken, Mahkemece suça konu yerde bulunan sabit tesis niteliğindeki bir adet taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 93/3. maddesi yollaması ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54. maddesine göre müsaderesine karar verilmek suretiyle hüküm fıkrasında müsadereye esas yasal dayanak olarak sadece anılan Kanun'un 54. maddesinin gösterildiği anlaşılmakla; Suça konu yerde bulunan sabit yapının müsaderesine dayanak olarak 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinin hangi fıkrasının uygulandığının açıkça belirtilmemesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanunun 232/6. maddesine aykırı hüküm kurulduğu, Gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki (2) nolu talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin (2) nolu talep yönünden KABULÜNE, 2.Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2020 tarihli ve 2019/2291 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.Bozma sebebine göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemindeki (1) nolu talep yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.