KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/12405 E., 2024/5342 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/1180 E., 2022/1007 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
698 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; sanığın daha üst hadden cezalandırılması gerektiğine, yargılamanın her aşamasına ilişkin olarak ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesine ve re'sen de gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz istemi, öncelikle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, fahiş değer nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayinin hukuka aykırı olduğuna, cezadaki artırımların kanuna aykırı olduğuna, suçta kullanılan aracın iadesi gerektiğine, hem ilk derece hem de istinaf aşamasında ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tarihinde ... plakalı araç ile doğu illerinden yüklü miktarda kaçak sigara getirilerek batı illerine götürüleceği bilgisi alınması üzerine, aracın geçiş güzergahı üzerinde gerekli tedbirler alınarak beklenilmeye başlanıldığı, Kayseri 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2016/3819 Değişik İş numaralı arama ve el koyma emrine istinaden oluşturulan uygulama noktasında sanığın sevk ve idaresindeki aracın durdurulduğu, yapılan kontrolünde aracın içerisinde bakslar halinde kaçak sigaraların olduğunun görülmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen arama kararı gereği yapılan aramada, aracın doğal boşluklarında ve sonradan yapılan oturma koltukları altında toplam 4390 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanığın aşamalardaki savunmalarında; dava konusu sigaraları satmak için Van ilinden alıp İstanbul'a götürdüğünü, ekonomik durumu nedeniyle suça konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeyemeyeceğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi tarafından, ele geçen kaçak ve bandrolsüz sigaraların sayı itibarıyla ticari miktar ve mahiyette olup kişisel kullanım miktarının üzerinde bulunması ve sanığın da Van ilinden temin ettiği sigaraları İstanbul'da satacağını beyan etmesi karşısında, suçun sübuta erdiği sabit görülerek sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2016 tarihli ve 2016/941 Esas, 2016/1019 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 25.10.2017 tarihli, 2017/706 Esas,2017/1229 Karar sayılı kararıyla ilk derece mahkemesi kararının Ceza Muhakemesi Kanununun 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasından sonra verilen mahkûmiyet hükmünün Yargıtay 7. Ceza Dairesince temyizen incelenerek bozulması üzerine bozma ilamına uyulmasına karar verilerek Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde,
suçun işleniş biçimi, suç konusunun önemi gözetilerek, asgari hadden uzaklaşılmak suretiyle temel ceza tayin edilerek, suç konusu eşyanın tütün mamülü olması nedeniyle, sanığın kastının yoğunluğu da dikkate alınarak, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca cezadan teşdiden bir kat oranında arttırım yapılmış, suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin fahiş olduğu anlaşılmakla, ele geçen sigara miktarı da gözetilerek,
5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası uyarınca cezada teşdiden 3/4 oranında arttırım yapılmış, sanığın etkin pişmanlık kapsamında ödeme iradesinin olmadığı değerlendirilmiş, ele geçen kaçak eşyanın tür ve miktarı ile dava konusu nakil vasıtasının niteliği dikkate alındığında dava konusu eşyanın, nakil vasıtasının yüküne göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı ve müsaderesinin hakkaniyete de aykırılık oluşturmayacağı dikkate alınarak,
nakil aracının müsaderesine karar verilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin, sanığın ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili, sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/12405, K. 2024/5342, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama