KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/13966 E., 2024/2330 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/1264 E., 2022/1016 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51 inci maddesi uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerektiğine ve re'sen göz önüne alınacak nedenlere ilişkindir.
II. GEREKÇE
Suç tarihinde sanığın sürücüsü olduğu araçta önleme araması kararı uyarınca yapılan aramada 440 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalardaki savunmasında, emaneten aldığı araç ile sigaraları satmak için aldığını beyan ederek, atılı suçu kabul etmiş, bozma ilamı üzerine sanığa etkin pişmanlık için suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarın ihtar edildiği, sanığın ödeme gücü olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut KEMT varakasındaki gümrüklenmiş değerin "hafif" kabul edildiği ve Dairemiz yerleşik uygulamasına uygun olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın idaresindeki araçta ele geçirilen kaçak sigaraların ticari miktar ve mahiyette olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında ve malen sorumlunun nakil aracını kaçakçılık suçunda kullanılacağını bilerek bir başkasına verdiğine dair yeterli delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, nakil aracının iyi niyetli üçüncü kişiye ait olduğunun kabul edilerek iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/13966, K. 2024/2330, 4 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama