KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/14904 E., 2025/5581 K.·K Anunyararına
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İcra Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/151 Esas, 2022/30 Karar
- Suç
- Çekle İlgili Karşılıksızdır İşlemi Yapılmasına Sebebiyet Verme
- İnceleme konusu karar
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
801 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
İstanbul 4. İcra Ceza Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli ve 2019/151 Esas, 2022/30 Karar sayılı kararıyla, çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan sanık ...'nin 5941 sayılı Çek Kanunu'nun (5941 sayılı Kanun) 5/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddeleri gereğince 232.500,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılması ile çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61362 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61362 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 08/04/2019 tarihli ve 2018/4527 esas, 2019/6821 karar sayılı ilamında" ...dosyada mevcut çek sureti üzerinde yapılan incelemede, muhatap bankanın her bir çek yaprağı için ödemekle yükümlü olduğu miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan
miktar 158.590,00 TL olduğundan sanığın, neticeten 158.590,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," ibaresi yazılmasına, hükmün B) bendinin diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, infaza dair hükümlerin bu miktar üzerinden uygulanmasına..." şeklinde belirtildiği üzere, sanık hakkında bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan çek bedeli kadar adlî para cezasına hükmedilmesi gerektiği,
Dosya kapsamına göre;
1-Somut olayda, şikâyete konu 05/12/2018 keşide tarihli, Deniz Bankası... Şubesine ait ve 232.500,00 Türk lirası bedelli çekin bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığının çekin arka yüzüne şerh düşüldüğünün anlaşılması karşısında, 5941 sayılı Kanun'un 3/3-a-1 maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından 2018 yılı içi belirlenen muhatap bankanın, hamile süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için ödeme yapmakla yükümlü olduğu 1.600,00 Türk lirasının, çek bedeli olan 232.500,00 Türk lirasından mahsup edildikten sonra, sanığın bu çeklerin karşılıksız kalan kısmı olan 230.900,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılması yerine, fazla ceza tayin edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Sanığın savunmasının tespiti için sanık adına duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda karar verileceğinin ihtarını içerir duruşma gününü bildiren meşruhatlı davetiye gönderilmeksizin, yargılamaya devamla savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde,
3- 5941 sayılı Kanun'un 6273 sayılı Kanun ile değişik 5/1. maddesi uyarınca, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilebileceği, dosya kapsamına göre de, sanığın çek hesabı sahibi ...Turizm Otelcilik Seyehat Taşımacılık İnş. .... İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şirketi'ni temsile yetkili kişi olduğu nazara alındığında, sanık hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) ve (3) numaralı nedenler yönünden;
İzmir 2. İcra Ceza Mahkemesinin 2021/133 talimat sayılı dosyası kapsamında sanığa gönderilen tebliğ mazbatalarında yer alan şerhlerdeki anlatım dikkate alındında, sanığın savunma hakkının kısıtlanmış olduğu kabul edilemeyeceği gibi 09.08.2016 tarihli ve 29796 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6728 sayılı Kanunun 63. maddesi ile 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca getirilen düzenleme ''...Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi,
bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanır...'' hükmünü amir olduğundan, hem tüzel kişi hem de sanık hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı uygulanmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir.
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden yönünden; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) ve (3) numaralı nedenler yönünden; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünceler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMLERİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden yönünden; 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriklerindeki husus yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/14904, K. 2025/5581, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama