İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/15635 Karar: 2024/9073 Tarih: 2024

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/15635 K.2024/9073

7. Ceza Dairesi 2023/15635 E. , 2024/9073 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3399 E., 2022/928 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Şikâyetçi ... ve ... vekilinin istinaf başvurusuna yönelik istinaf başvurusunun reddine, katılan ... ve şikâyetçi ... vekilinin

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/15635 E. , 2024/9073 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3399 E., 2022/928 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Şikâyetçi ... ve ... vekilinin istinaf başvurusuna yönelik istinaf başvurusunun reddine, katılan ... ve şikâyetçi ... vekilinin

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/15635 E. , 2024/9073 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3399 E., 2022/928 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Şikâyetçi ... ve ... vekilinin istinaf başvurusuna yönelik istinaf başvurusunun reddine, katılan ... ve şikâyetçi ... vekilinin istinaf başvurusuna yönelik İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Bölge Adliye Mahkemesinin 12.06.2023 tarihli kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 279/1-b maddesi uyarınca vermiş olduğu istinaf başvurusunun reddine ilişkin karara yönelik şikâyetçi ... vekilinin talebi hakkında itiraz merciince mahallinde her zaman karar verilebileceği belirlenerek yapılan incelemede; Şikâyetçi ... vekilinin Temyizi Yönünden Bölge Adliye Mahkemesinin 12.06.2023 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca vermiş olduğu istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararının aynı maddenin son cümlesine göre itiraz yasa yoluna tabi olup, temyizi mümkün bulunmadığı ve şikâyetçi vekilinin yapmış olduğu itiraz talebinin de mahallinde itiraz merciince incelenerek kesin olmak üzere reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karara yönelik şikâyetçiler vekilinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, şikâyetçi vekilinin dava konusu materyaller ile ilgili olarak 6 aylık kanunî şikâyet süresi içerisinde hak sahipliğine ilişkin hukuken geçerli herhangi bir belge ibraz etmediği anlaşıldığından, şikâyetçi vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılan ... Vekili ve Sanık Müdafiin Temyizleri Yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; suçu oluşturan maddi ve manevi unsurların tamamı oluşmuşken istinaf yargılamasında takdiren ve tercihen sanık hakkında adli para cezası kararı verilmesinin hakkaniyete aykırılık teşkil etmesi nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık müdafiin temyiz isteği, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE A. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden Bölge Adliye Mahkemesinin 12.06.2023 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca vermiş olduğu istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararının aynı maddenin son cümlesine göre itiraz yasa yoluna tabi olup, temyizi mümkün bulunmadığı ve şikâyetçi vekilinin yapmış olduğu itiraz talebinin de mahallinde itiraz merciince incelenerek kesin olmak üzere reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. B. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile değişik soruşturma ve kovuşturma usulünü düzenleyen 75 inci maddesindeki "71 ve 72 nci maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyete bağlıdır. Yapılan şikâyetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet Başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin şikâyet süresi içinde Cumhuriyet Başsavcılığına verilmemesi halinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.” şeklindeki düzenlemeye göre, şikâyetçi vekilinin dava konusu materyaller ile ilgili olarak 6 aylık kanunî şikâyet süresi içerisinde hak sahipliğine ilişkin hukuken geçerli herhangi bir belge ibraz edemediği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkı ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından, şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. C.Katılan ... Vekili ve Sanık Müdafiin Temyizleri Yönünden Meslek birliklerinin şikâyeti üzerine olay günü sanığın işlettiği kafede yapılan delil tespitinde, meslek birliklerinin hak sahibi olduğu suça konu eserin youtube isimli kanal üzerinden izinsiz umuma iletildiği tespit edilmiştir. Sanık savunmasında, işlettiği cafede yer alan müzik ve hoparlör sisteminin yan tarafdaki eşine ait cafede bulunan sisteme bağlı olduğunu ve suç tarihinde onun bilgisayarından internet üzerinden müzik yayını yapıldığını beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanığın iş yerinde youtube isimli internet sitesinden çalan müziklere müdahale imkânı olmadığı, bu nedenle hangi sanatçının parçasının çalınacağını bilmediği bir eyleme karşı hakkını ihlal edemeceği, sanığın muhatabını bilmediğine karşı sorumlu olamayacağı, bu eyleminde herhangi bir sanatçının parçasını veya tüm albümüne izinsiz olarak kopyalanması ve yayılması durumu olmadığı kabul edilmek suretiyle sanığın beraatine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada; "internet üzerinden (YouTube) yapılan müzik yayınında yayın akışının bilindiği ve dinlenen müzik eserinin dinleyici tarafından belirlendiği, hangi müzik eserinin çalındığına müdahale edilinebilinip seçip yapılabildiği, dolayısıyla işletmesinde YouTube üzerinden seçtiği müzik eserini müşterilerine dinleterek umuma ileten sanığın bu eylemini hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın yapması nedeniyle manevi veya mali hakları ihlal suçunu işlediği" şeklindeki gerekçe ile ... ve ... vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluştuğundan bahisle sanığın 5846 sayılı Kanun'un 71 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Olay tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Dosya içerisinde yer alan hak sahipliği belgeleri uyarınca, ...'in 6 aylık kanuni şikâyet süresi içerisinde hak sahipliğine ilişkin hukuken geçerli herhangi bir belge ibraz etmediği gözetilmeden, katılan ... ile şikâyetçi ... vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmek suretiyle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve sanığın cezalandırılmasına karar verilip, vekâlet ücreti tayin edilirken ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca reddine karar verildiği hususu da gözönünde bulundurulmadan çelişkiye neden olacak şekilde hak sahibi olmayan ..., ..., ve ... lehine vekâlet ücreti tayini Kabule göre; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir. Bu ilkeler çerçevesinde, her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi halinde zararın giderilebilmesi koşulundan bahsedilebileceği, somut olayda suçun işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir bir zarar bulunmadığı gibi sanığın adlî sicil kaydının bulunmaması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmesine karşılık, sanığın suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararı gidermemesi gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteminin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Katılan ... Vekili ve Sanık Müdafiin Temyizleri Yönünden Gerekçe bölümünde (c) bendinde açıklanan nedenle katılan ... vekili ile sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2019/3399 Esas, 2022/928 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla