İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/16193 Karar: 2023/10608 Tarih: 2023

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/16193 K.2023/10608

7. Ceza Dairesi 2023/16193 E. , 2023/10608 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/479 E., 2022/468 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kıs

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/16193 E. , 2023/10608 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/479 E., 2022/468 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kıs

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/16193 E. , 2023/10608 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/479 E., 2022/468 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma A. Suçtan Zarar Gören Vekilinin 26.10.2015 Tarihli Hüküm Yönünden Temyiz İstemine Yönelik Suçtan zarar gören vekilinin gıyabında verilen kararın 17.11.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ olduğu ancak suçtan zarar gören vekilinin yasal süresinden sonra 04.09.2020 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmıştır. B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2015 tarihli ve 2015/569 Esas, 2015/934 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, a.5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine; b.5607 sayılı Kaçakçılık Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca neticeten 10 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu telefonların müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın katılan ve suçtan zarar gören vekillerinin temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2020 tarihli yazısı ile 7242 sayılı Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan sanık lehine hükümler içeren değişikliklerin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle dava dosyasının mahkemesine iadesine karar verilmiştir. 3.Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli ve 2020/479 Esas, 2022/468 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiikinci fıkraları ile anılan Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten 2 ... 6 gün hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu telefonların müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, verilen cezanın caydırıcı nitelikte olmadığından bahisle bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.19.12.2014 tarihinde sanığın sahibi olduğu Demirci İletişim adlı iş yerinde güvenlik güçleri tarafından Cumhuriyet savcısının yazılı arama kararına istinaden yapılan aramada, 3 adet kayıt dışı cep telefonu ele geçirilmiştir. 2.Ele geçirilen cep telefonları hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya arasına alınmıştır. 3.Sanık savunmasında, iş yerinin ve telefonların kendisine ait olduğunu, iş yerinde çalışan satış temsilcisinin takas yoluyla bahse konu telefonları alarak vitrine koymuş olabileceğini beyan etmiştir. 4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararının gereğinin yerine getirildiği ve sanığın suça konu cep telefonlarının gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödediği görülmüştür. IV. GEREKÇE A. Suçtan Zarar Gören Vekilinin 26.10.2015 Tarihli Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Suçtan zarar gören vekilinin gıyabında verilen kararın, 17.11.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ olmasına rağmen yasal süresinden sonra 04.09.2020 tarihinde hükmün temyiz edilmesi karşısında, yasal süresinden sonra olduğu anlaşılan temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2.Sanık hakında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı ... Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına yapılan ekleme gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinin "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" hükmünü içerdiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, soruşturma aşamasında kamu zararından haberi olmayan ve etkin pişmanlıktan faydalanma imkanı olduğu bildirilmeyen sanığın bozma ilamından sonra suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını yatırarak etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma iradesini ortaya koyduğu gözetilerek, 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği cezada 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesinin dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR A. Suçtan Zarar Gören Vekilinin 26.10.2015 Tarihli Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Suçtan zarar gören vekilinin gıyabında verilen ve 17.11.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 04.09.2020 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli ve 2020/479 Esas, 2022/468 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulandığı bendinden ''1/3 oranda indirmek suretiyle 2 ... 20 gün hapis ve 1 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına'' ibaresi çıkarılarak yerine, ''1/2 indirim yapılarak 2 ... hapis ve 1 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi, hükmün 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulandığı bendinden ''2 ... 20 gün hapis ve 1 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına'' ibaresi çıkarılarak yerine " 1 ... 20 gün hapis ve 1 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi, suretiyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla