Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2023/16974 E. , 2024/8316 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/52 E., 2023/209 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Malen sorumlu ...'nın katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş i
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2023/16974 E. , 2024/8316 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/52 E., 2023/209 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Malen sorumlu ...'nın katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan malen sorumlunun 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca katılma talebinin kabulüyle davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine dair hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, sanık ve malen sorumlunun hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; çuvalları yoldan yüklediğine, içlerinde ne olduğunu bilmediğine, cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine ve sair nedenlere ilişkindir. Malen sorumlu vekilinin temyiz isteği, malen sorumluya ait aracın müsaderesinin hatalı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, istihbarat üzerine oluşturulan kontrol noktasında durdurulan sanığın sürücülüğünü yaptığı kamyonda, Kırıkkale 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.02.2014 tarihli ve 2014/25 D.İş sayılı kararına istinaden yapılan aramada, aracın kasasındaki talaş çuvalları altına gizlenmiş şekilde, gümrüklenmiş değeri 2.020.504,56 TL olan 24.350 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiş ve sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında; araçta şoförlük yaptığını, yolda tanımadığı 2 kişinin el kaldırarak yüklerinin olduğunu söylediklerini, sigara olduğunu bilmediğini, sigaraların kendisinin olmadığını beyan etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre, sanığın sürücülüğünü yaptığı kamyon kasasında ticari miktar ve mahiyette sigaraların ele geçirilmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında ve suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirimin 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı gözetilerek, sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması kanuna aykırı bulunmuştur. 2.Sanığın eyleminin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında, dava konusu eşyanın değerinin fahiş olduğu da gözetilerek, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un ise 3/18. maddesi yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları kapsamında bulunduğu ve mahkemece temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapıldığının anlaşılması karşısında; 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci (10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrasının “23 üncü” fıkra olarak değiştirildiği de gözetilerek) fıkraları olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanun'un belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırı görülmüştür. 3.Suça konu eşyanın tamamının müsaderesi gerekirken yalnızca imha edilmeyenlerin ve numunelerin müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle malen sorumlu ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.