İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/17464 Karar: 2023/10668 Tarih: 2023

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/17464 K.2023/10668

7. Ceza Dairesi 2023/17464 E. , 2023/10668 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2207 E., 2021/652 K. SUÇ : 1136 sayılı Kanun'a muhalefet KARAR : İstinaf isteminin esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 08.06.2022 tarihli ve 2022/905 Esas, 2022/367 Kar

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/17464 E. , 2023/10668 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2207 E., 2021/652 K. SUÇ : 1136 sayılı Kanun'a muhalefet KARAR : İstinaf isteminin esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 08.06.2022 tarihli ve 2022/905 Esas, 2022/367 Kar

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/17464 E. , 2023/10668 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2207 E., 2021/652 K. SUÇ : 1136 sayılı Kanun'a muhalefet KARAR : İstinaf isteminin esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 08.06.2022 tarihli ve 2022/905 Esas, 2022/367 Karar sayılı kararının; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2019 tarihli ve 2017/141 Esas, 2019/93 Karar sayılı kararı ile sanığın 1136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, netice 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 16.02.2021 tarihli 2020/2207 Esas ve 2021/652 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'un 180 nci maddesine aykırı olarak alınan beyanları esas alınarak mahkûmiyet hükmü kurulması, suça konu belgenin mahkemece incelenip denetime elverişli olacak şekilde tutanağa geçirilmek suretiyle iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin karar verilmesi, dosya evrakının ...'e teslim edildiğine dair belge başta olmak üzere atılı suç yönünden delil olabilecek başka belgelerin mevcut olması muhtemel olan Saray Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/591 Soruşturma numaralı dosyasının ve Saray Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/267 Esas sayılı dosyasının aslının celbi ile incelenmesi ve tüm dosya evrakının onaylı suretinin dosya arasına alınması gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmesi, suçun subutu ve sanığın suç kastı yönünden hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye sebebiyet verilmesi nedenleriyle, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) ve (e) bendi gereği bozulmasına karar verilmiştir. 3.Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2021 tarihli ve 2021/136 Esas, 2021/456 Karar sayılı kararı ile sanığın 1136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, netice 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 08.06.2022 tarihli ve 2022/905 Esas, 2022/3671 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunu esastan reddine karar verilmiştir. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya kapsamına göre, Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2019 tarihli ve 2017/141 Esas, 2019/93 Karar sayılı kararı ile kurulan hükme yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 16.02.2021 tarihli ve 2020/2207 Esas, 2021/652 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasına göre kanunen bozma yetkisi bulunmadığı halde bozma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Bu sebeple, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince verilmesi gereken kararın İlk Derece Mahkemesince verilmesi sonucunu doğuran, kanuna aykırı olarak verilen bozma kararı ve bu karara bağlı olarak ilk derece mahkemesince yeniden verilen mahkûmiyet kararına hukuken geçerlilik tanınması mümkün görülmediğinden, temyizen incelenmesi gereken kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 16.02.2021 tarihli 2020/2207 Esas ve 2021/652 Karar sayılı kararı olması gerektiği gözetilerek yapılan incelemede; İlk derece mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden bozma kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 16.02.2021 tarihli ve 2020/2207 Esas, 2021/652 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 16.02.2021 tarihli ve 2020/2207 Esas, 2021/652 Karar sayılı Bozma kararının temyiz incelemesine konu edilip edilemeyeceğine ilişkindir. Şöyle ki; Çorlu 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2019 tarihli ve 2017/141 E., 2019/93 K. sayılı kararı ile sanığın 1136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. Anılan kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 16.02.2021 tarihli ve 2020/2207 Esas, 2021/652 Karar sayılı kararı ile "...eksik inceleme ile karar verilmesi, suçun subutu ve sanığın suç kastı yönünden hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye sebebiyet verilmesi" nedenleriyle 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) ve (e) bendleri gereği bozulmasına karar verilmiştir. Çorlu 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2021 tarihli ve 2021/136 Esas, 2021/456 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 1136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan netice 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Bu karara karşı da istinaf yasa yoluna başvurulmuş olup İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesince verilen 08.06.2022 tarih 2022/905 E., 2022/3671 K. sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara karşı temyiz talebinde bulunulmuştur. İki dereceli yargılama sisteminde; ilk derece mahkemesinin yanında ikinci derece olarak maddi vaka inceleyen ve hukukilik denetimi yapan bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin verebileceği kararlar, 5271 sayılı CMK`nun 280. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilmiştir. Bu kararlardan hangilerinin temyiz kanun yoluna tabi oldukları hangilerinin temyiz edilemeyecekleri, aynı Kanunun 286. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ayrı ayrı sayılmıştır. “Direnme yasağı” başlıklı 5271 sayılı Kanun'un 284 ncü maddesine göre; “(1) Bölge adliye mahkemesi karar ve hükümlerine karşı direnilemez; bunlara karşı herhangi bir kanun yoluna gidilemez. (2) İtiraz ve temyize ilişkin hükümler saklıdır...” Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin bozma kararı verme yetkisine dair düzenleme, 5271 sayılı Kanun’un 280 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer almaktadır. Kanun koyucu bozma sebeplerini sadece (g) ve (h) bentleri hariç CMK m.289 ncu maddesinin birinci fıkrasındaki sebeplerle sınırlı saymıştır. Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin bu şekilde bir bozma sebebi ile dosyayı ilk derece mahkemesine göndermesi, 5271 sayılı Kanun'un 280 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 5271 sayılı Kanun'un 289 ncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemelere açıkca aykırıdır. Hakimler kararlarını herhangi bir müdahaleye maruz kalmaksızın sadece kendi vicdani kanaatlerine göre vereceği Anayasanın 138 nci maddesi ile güvence altına alınmıştır. Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin somut olayda olduğu üzere CMK 289. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan bozma için öngörülen sınırlı sebepleri genişleterek ilk derece mahkemesinin kararını bozup göndermesi şeklinde oluşan hukuka aykırılığın yanında ayrıca CMK’nın 284/1. maddesi kapsamında bir takım hukuki sorunları ortaya çıkarmaktadır. Şöyle ki; Hukuk devletinde olması gereken yargı mercilerinin Anayasa ve kanunlarla kendine verilen görev dahilinde karar vermesi ve yetkisini aşmamasıdır. 5271 sayılı Kanun'un 284 ncü maddesinde yer alan bozma kararlarının kesinliği nedeniyle bu kararın Yargıtay tarafından incelenip incelenemeyeceği ise diğer bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası; “(1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.” şeklindedir. Buna göre, Yargıtay Dairesince yapılan temyiz incelemesinin konusunu, öncelikle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairelerinin bozma dışında kalan ve temyiz edilen hükümleri oluşturmaktadır. Kanun koyucu; temyiz aşamasındaki bozma kararı ile istinaf kanun yolundaki bozma kararını farklı değerlendirmiştir. En önemli fark olarak istinaf kanun yolunda verilen bozma kararlarının kesinliği ve bunlara karşı direnme yasağının öngörülmesidir. O halde BAM ceza dairesinin bozma kararları kesindir. Kanun koyucu, işin esası ile ilgili bir hüküm olmayan ve son karar niteliği bulunmayan bozma kararlarına karşı herhangi bir olağan yasa yolu öngörmemiştir.Bu düzenlemeler karşısında; bozma kararının temyiz yasa yoluna taşınması (CMK m.286/1) mümkün değildir. İnceleme konusu dosya içeriğinde, ilk derece mahkemesi kararını inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 16.02.2021 tarihli ve 2020/2207 Esas, 2021/652 Karar sayılı kararı ile “... 5271 sayılı Kanun'un 180 nci maddesine aykırı olarak alınan beyanları esas alınarak mahkumiyet hükmü kurulması, suça konu belgenin mahkemece incelenip denetime elverişli olacak şekilde tutanağa geçirilmek suretiyle iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin karar verilmesi, dosya evrakının Mustafa Ç.'e teslim edildiğine dair belge başta olmak üzere atılı suç yönünden delil olabilecek başka belgelerin mevcut olması muhtemel olan Saray Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/591 Soruşturma numaralı dosyasının ve Saray Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/267 esas sayılı dosyasının aslının celbi ile incelenmesi ve tüm dosya evrakının onaylı suretinin dosya arasına alınması gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmesi, suçun subutu ve sanığın suç kastı yönünden hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye sebebiyet verilmesi" nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, bu hususun yukarıda açıklanan CMK 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmemesi nedeniyle; Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin duruşma açarak karar vermek yerine bozma kararı vermesinin ve bu bozmaya dayanarak İlk Derece Mahkemesinin yeniden hüküm kurmasının yasal dayanağı bulunmadığından gerek anılan bozma kararının gerekse İlk Derece Mahkemesince ikinci kez verilen karar ile anılan kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 08.06.2022 tarihli ve 2022/905 Esas, 2022/367 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunu esastan reddine ilişkin kararlarının hukuki değerden yoksun nitelikte olduğu belirlenerek; Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2019 tarihli ve 2017/141 Esas, 2019/93 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesi'nin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesi kararı verilip yapılacak duruşma sonunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurma konusunda görevli ve yetkili olduğundan, bu şekilde yapılacak istinaf incelemesi neticesi verilecek kararın temyiz edilmesi halinde Yargıtay’a gönderilmek üzere dava dosyasının yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği halde işin esası ile ilgili bir hüküm olmayan ve 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca bozma kararlarına karşı herhangi bir olağan yasa yolu öngörülmemiş olması karşısında temyiz yasa yolu incelemesine konu edilemeyecek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 16.02.2021 tarihli 2020/2207 Esas ve 2021/652 Karar sayılı Bozma kararının incelenmesinin yapılarak Bozulmasına dair karara ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. 05.12.2023

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla