KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/18356 E., 2025/6476 K.·Suça Sürüklenen
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/1082 E., 2022/143 K.
- Çocuk
- ...
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, nakil aracının iadesi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
733 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bozma
Şereflikoçhisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2017 tarihli beraat kararının katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından verilen mahkûmiyet kararının suça sürüklenen çocuk ve katılan vekili tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 02.11.2021 tarihli kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2021/1082 Esas, 2022/143 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan neticeten hapisten çevrili 6.000,00 TL ve doğrudan 20,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; eksik cezaya hükmolunması, nakil aracının müsaderesinin gerektiği, yargılama aşamaları için ayrı vekalet ücretine hükmolunması gerektiği sebepleri ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Suça sürüklenen çocuğun temyiz istemi; beraat kararı verilmesi gerektiği sebebi ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve suça sürüklenen çocuğun temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
İstinaf aşamasında ve ilk derece mahkemesinde kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... İdaresi lehine, hem ilk derece mahkemesi yargılaması bakımından hem de istinaf aşamasında duruşma açılarak yargılama yapıldığının anlaşılması karşısında, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ile istinaf aşamasında bir duruşma yapıldığı gözetilmeden birden fazla duruşması olan işler için düzenlenen vekalet ücretine hükmolunması hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ...
İdaresi vekilinin ve suça sürüklenen çocuğun temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin hükmünün vekalet ücretine ilişkin bendinin başına,"Katılan ...
İdaresinin ilk derece mahkemesinde kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 1.980,00 TL avukatlık ücretinin suça sürüklenen çocuktan alınarak katılan ...
İdaresine verilmesine," ibaresinin eklenmesi, vekalet ücretine ilişkin bendinde yer alan "5.100 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine, "2.550,00 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Şereflikoçhisar Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde karar verildi.
KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan İdare vekili ile suça sürüklenen çocuk tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır.
Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir.
Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “HÜKMÜN DÜZELTİLEREK TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 06.05.2025
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/18356, K. 2025/6476, 6 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama