Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2023/20149 E. , 2024/11311 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/413 E., 2023/892 K. SUÇLAR : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyl
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2023/20149 E. , 2024/11311 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/413 E., 2023/892 K. SUÇLAR : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; verilen cezanın haksız olduğuna ve dosyasının yeniden incelenmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE 1. Üste fiilen taarruz suçları yönünden yapılan inceleme; Hükümden önce 30.06.2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24.06.2021 tarihli ve 7329 sayılı Askerî Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2 nci maddesi ile 1632 sayılı Kanun'a eklenen Ek 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında "Yükümlü erbaş ve erler arasında ast, üst veya amir ilişkisinin dikkate alınması için fiilin askerî hizmet ve görevlerinden dolayı işlenmesi şarttır." şeklindeki düzenleme karşısında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü de gözetilerek, sanık tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen eylemlerin askeri hizmet ve görevlerden dolayı işlenmemiş olması, dolayısıyla, sanık ile mağdurlar arasında ast-üst ilişkisinin dikkate alınmasının mümkün olmaması ve değişen suç vasfı itibarıyla sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmasına karşın, yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Zincirleme toplu asker karşısında emre itaatsizlikte ısrar suçu yönünden yapılan inceleme; Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; sanığın içtima etmiş yediden fazla asker önünde, hizmete ilişkin olduğunda şüphe bulunmayan emirleri sözle reddetmek ve yerine getirmemek şeklinde gerçekleşen atılı suça konu eylemlerinin sabit görülerek denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Sanığın yüzüne karşı verilen ve hükmün aslını oluşturan kısa kararda, 21.11.2011 tarihinde işlenen zincirleme toplu asker karşısında emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanığın 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği halde, gerekçeli kararda 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle hükümde karışıklık yaratılması, 2. 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı göz önüne alınarak önceki hükümde yer alan sonuç cezanın infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 10.12.2024 tarihinde karar verildi.