KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/20175 E., 2024/3159 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/111 E., 2022/96 K.
- Suç
- 298 sayılı Kanun'a muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Zamanaşımı nedeniyle düşme
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
Şikâyetçinin, 29.01.2009 tarihli celsede alınan beyanında, kamu davasına katılmak istemediğini beyan ettiği anlaşılmakla, kamu davasına katılmayan ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesi uyarınca kanun yollarına başvurma hakkı bulunmayan şikâyetçinin, sanık hakkındaki 22.05.2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara itirazı üzerine verilen Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 23.07.2014 tarihli ve 2014/530 D.İş sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 23.05.2014 tarihinde kesinleştiği kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk
Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 29.01.2009 tarihinden karar tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmakla, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
II. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/20175, K. 2024/3159, 25 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama