KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/2215 E., 2024/3061 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/1154 E., 2022/203 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, müsadere
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; önleme araması kararına istinaden kolluk tarafından yapılan yol uygulaması sırasında, sanığın sevk ve idaresindeki araçta yapılan aramada 180 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci ve onuncu fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık bozma öncesi alınan savunmasında, bir şahsın sigaraları Malatya'da bulunan bir adrese teslim etmesini istediğini ve sigaraların kendisine ait olmadığını beyan etmiş; bozma sonrası alınan savunmasında ise sigaraların kendisine ait olduğunu beyan ederek gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödeyecek maddi durumunun bulunmadığını belirtmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci ve onuncu fıkraları uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226 ncı maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, bozma ilâmının içeriğine göre bozma ilâmı okunarak savunması alınan sanığın daha lehine hüküm tesis edildiği anlaşılmakla, ek savunma hakkı tanınmasına ilişkin tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan vekili ile sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/2215, K. 2024/3061, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama