KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/2436 E., 2024/9145 K.
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/683 E., 2022/244 K
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
614 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri; suça sürüklenen çocuğun para kazanmak amacıyla suça konu eşyayı kaçak olduğunu bilmeden taşıdığına, bozma ilamı sonrasında suça sürüklenen çocuğun dinlenilmemesi suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına, lehe hükümlerin ve takdiri indirimin uygulanmadığına, hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, Suriye sınır hattından kaçak eşya geçişinin olması nedeniyle önleyici kolluk devriyesi faaliyetleri sırasında zeytin ağaçları içerisinde suça sürüklenen çocuğun yanında 5 çuval ile birlikte görülmesi üzerine yapılan aramada çuvallarda 86.000 adet gümrük kaçağı hap ele geçirilmiştir. Sosyal inceleme raporu dosya kapsamındadır.
Devlet hastanesinde düzenlenen rapora göre suça sürüklenen çocuğun beyanı ile uyumlu olarak 14 yaşında olduğu tespit edilmiştir. Suça konu eşyanın gümrük kaçağı olduğuna dair bilirkişi raporu dosyada mevcuttur. Suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk, müdafii ve tercüman eşliğindeki savunmasında, Suriyeli bir şahsın yanında hamallık yaptığını, eşyayı Türkiye'ye geçirme karşılığı ücret aldığını, kendisiyle birlikte taşıyan şahısların jandarmayı görünce Suriye tarafına kaçtığını, kendisinin yakalandığını ifade etmiştir. 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ek savunma hakkı tanınmıştır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler sonucunda dosyanın yerel mahkemeye iadesi üzerine, suça sürüklenen çocuğun Suriye uyruklu olması nedeniyle adresi tespit edilememiş, etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun tebligat yapılmadan, savunması alınmadan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Suç tarihinde suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
1. 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği cihetle, soruşturmada etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan suça sürüklenen çocuğa bu kapsamda gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde cezasında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocuğa bu hususta herhangi bir tebligat yapılmadan,
beyanı da alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Olay tutanağında sanık dışında kaçan kişilerden bahsedilmemesi karşısında, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin "fahiş değer"de olduğu anlaşılmakla, ek savunma hakkı tanınarak suç tarihinde yürürlükteki 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.