KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/2848 E., 2024/11402 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/1932 E., 2021/1061 K.
- Suç
- 4733 sayılı Tütün,Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz sebepleri; sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün usule, yasalara ve hakkaniyete açıkça aykırılık teşkil ettiğinden kararın bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay günü cadde üzerinde sanık ...'ın tezgahının üzerinden 15 paket bandrolsüz ve gümrük kaçağı sigaranın olduğu görülmüş ve sanık hakkında 4733 sayılı Tütün,Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçlarından cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Sanık soruşturma aşamasında; ele geçirilen sigaraların tanımadığı bir şahsa ait olduğunu söylemiş ise de mahkemece alınan savunmasında, dava konusu sigaraların kendisine ait olup içmek için aldığını beyan ettiği görülmüştür.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın olay tarihinde gümrük kaçağı sigara satarken yakalanması ve sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
1.Sanığın tekerrüre esas ilamında, her ne kadar sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hüküm kurulmuş ise de, ilâm içeriğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu oluşturduğu, dolayısıyla 5607 sayılı Kanun'un 5/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına engel nitelikte kaçakçılık suçundan mükerrir kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, sanığın etkin pişmanlık gösterip, gümrüklenmiş değerin iki katı olan tutarı ödeyip makbuzunu ibraz ettiği ve sanığa soruşturma aşamasında ihtarat yapılmadığı gözetilerek 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereğince cezasından 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden tekerrüre esas ilamı bulunduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
2.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkrada sanık hakkında hem adli para cezası hem de hapis cezası verildiği, adli para cezası için anılan Kanun'un 58 inci maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanık hakkında anılan Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasına mahkûmiyetin yasal sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53/1. uygulanmamış ise de, bu hususun infaz sırasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun ( 1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği,
1.Hükümde "Sanığın aynı suçtan tekerrüre esas ilamı bulunduğundan 5607 Sayılı Kanun'un 5/3. maddesi gereğince indirim yapılmasına YER OLMADIĞINA," ilişkin fıkranın çıkartılarak yerine "Sanığın etkin pişmanlık göstererek suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı devlet hazinesine ödediği anlaşıldığından 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5/2-a. maddesi gereğince cezasında 1/2 oranında indirim yapılarak sanığın 6 AY HAPİS VE 1 GÜN ADLİ PARA CEZASI ile cezalandırılmasına," fıkrasının eklenmesi ve sanık hakkında takdiri indirim uygulanmasına ilişkin fıkrada ki "10 AY HAPİS" ifadesinin "5 AY" olarak değiştirilmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/2848, K. 2024/11402, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama