KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/3672 E., 2025/3200 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/50 E., 2022/628 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; 1.Suç konusu kaçak eşyanın tamamının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. 01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı Kanun'un 50/6. fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip, 5275 sayılı Kanun'un 106. maddesinin 4. ve 9. yine 18.06.2014 tarihli 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile 3. ve 8. fıkralarındaki değişiklikler ve 10. fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olması göz önüne alındığında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde adlî para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi,
3. Katılan kurum adına karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği 5.100,00 TL maktu vekâlet ücreti hükmolunması gerekirken, katılan lehine eksik vekâlet ücreti tayin edilmesi,
hususları dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; 1.Gümrük kaçağı eşyanın müsaderesine ilişkin fıkranın hükümden çıkartılarak yerine "Suç konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine" ibaresinin getirilmesi,
2. Hüküm fıkrasından ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğine ilişkin bendin çıkartılması,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/3672, K. 2025/3200, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama