İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/4496 Karar: 2025/3472 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/4496 K.2025/3472

7. Ceza Dairesi 2023/4496 E. , 2025/3472 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/349 E., 2022/68 K. KATILANLAR: Gümrük İdaresi, ... SUÇLAR : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Ma

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/4496 E. , 2025/3472 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/349 E., 2022/68 K. KATILANLAR: Gümrük İdaresi, ... SUÇLAR : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Ma

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/4496 E. , 2025/3472 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/349 E., 2022/68 K. KATILANLAR: Gümrük İdaresi, ... SUÇLAR : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Katılan ... vekilinin temyiz istemi üzerine, 16.12.2013, 16.02.2014,13.06.2014, 22.08.2014, 21.09.2014 ve 18.10.2014 suç tarihleri itibarıyla davaya katılma ve kararı temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılan ... vekilinin 27.02.2013 suç tarihli eylem bakımından temyizi ile sanık müdafiin tüm hükümlere yönelik temyiz istemi üzerine; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Katılan ... Vekilinin 16.12.2013, 16.02.2014, 13.06.2014, 22.08.2014, 21.09.2014 ve 18.10.2014 Suç Tarihli Eylemler Yönünden Temyiz İsteminin İncelenmesinde Sanığın eylemlerinin suç tarihleri itibarıyla 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği sanık hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmayan ... vekilinin vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II. 27.02.2013 Suç Tarihli Eylem Yönünden Katılan ... Vekilinin Münhasıran Vekâlet Ücretine İlişkin Temyizi ile Sanık Müdafiin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihi olan 27.02.2013 tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 67/4. maddesinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, katılan ... vekilinin ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, III. Sanık Müdafiin 16.12.2013, 16.02.2014, 13.06.2014, 22.08.2014, 21.09.2014 ve 18.10.2014 Suç Tarihli Eylemler Yönünden Temyiz İsteminin İncelenmesinde Olayların oluş biçimleri, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.16.02.2014 suç tarihli eylem bakımından dosya kapsamında iki farklı KEMT varakasının bulunduğu, bilirkişi raporu alınmadan önce dosyaya alınan KEMT varakasında belirtilen ve bilirkişi raporuna dayanarak düzenlenen KEMT varakasına göre ciddi farklılık bulunan, yüksek olan meblağın gümrüklenmiş değer olarak dikkate alınması suretiyle sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulduğu ve bu kapsamda ödemenin yapılmadığı anlaşılmakla, 16.02.2014 suç tarihli eylem bakımından KEMT varakalarındaki çelişkinin giderilmesi suretiyle, gerekirse sanığa yeniden usulüne uygun olarak etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2.5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamalarında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanığa, gümrüklenmiş değerlerinin iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde 1/2 oranında ceza indirimi uygulanacağının ihtar edilmesi gerekirken, sanığa usulüne uygun olarak ihtarat yapılmadan, ödemenin kanuni sonuçları bildirilmeden ilgili miktarların ödenip ödenmeyeceğinin sorulması suretiyle sanığın yanıltılması ve ödemediğinden bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, Kabule göre de, 1. Sanık hakkında temel ceza belirlenerek, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulandıktan sonra, 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin (7243 sayılı Kanun ile değişik 23. fıkrası) uygulanması ve buna göre netice cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama sırasında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Hükümde zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı bölümlerde neticeten uzun süreli hapis cezalarının ertelenmesine karar verilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu bakımından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalan kişiler bakımından ise hükmolunan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla