KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/4697 E., 2024/10156 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/973 E., 2022/1332 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Sanık ... suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz sebebi, müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine ve mahkemece lehe olan kanun hükümleri uygulanmayarak hapis cezasının ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz sebebi, verilen mahkûmiyet hükmü bozularak beraat kararı verilmesine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağına göre, 26.04.2014 tarihinde Mersin Liman A Kapısı mescit bölgesinde bulunan turnikelerin altından sanık ...'ın elindeki çantayı dışarıdan mescit bölgesine gelen suça sürüklenen çocuk ...'a teslim ederek ayrıldığının tespit edilmesi üzerine çantada yapılan kontrolde 50 gramlık paketler halinde 48 adet Old Holborn Marka ve 280 adet Drum marka olmak üzere toplam 328 paket pipo tütünü ele geçirilen olayda, sanık ... suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle ayrı ayrı kamu davaları açıldığı ve açılan kamu davalarının birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanık ... suça sürüklenen çocuk savunmalarında, üzerlerine atılı olan suçlamayı kabul etmediklerini beyan etmişlerdir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık ... suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık ... suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak,
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi halinde, bu ceza hapse çevrilemez.
Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır." hükmü ile aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan "infaz edilen edilen hapsin süresi, adlî para cezasının tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adli para cezasının tahsili için ilm, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir.
Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adlî para cezası tahsil edilir." şeklindeki düzenlemelere aykırı olarak, ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği;
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/4697, K. 2024/10156, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama